📢 Kriterya'nın Android uygulaması yayında! 🥳 Dilerseniz Google Play Store'dan indirebilirsiniz. &Kirky İncele → ×

Bridget Jones'un Günlüğü VS Miss Julie

Küratör: +Literature Queen

11.07.2026 - 15:43

#edebiyat
✍️ Bu Kriterya'daki Kritikler 👑 Literature Queen Billie Jean
%56 %44

Ağırlıklı ortalama. (Toplam 25 kişi oy kullandı)

Özgür bir hayat yaşamak istemek vs duygularının esiri olmak. 76% / 24%
Hayatını kurmak için mücadele vs toplumun kadınlardan beklentilerine karşı çıkmak. 0% / 100%
Hangisi daha kötü: Başkalarının onayını önemsemek vs duygularla mantık arasında sıkışmak. 100% / 0%
Hangisinin arkadaş grubunda dertleri hiç bitmez? 84% / 16%
Terapiste anlatacak daha çok hikâyesi vardır. 52% / 48%
Daha çarpıcı: Mutlu son vs trajik son. 0% / 100%
Hangisini (ilk olarak) duydunuz, okudunuz, veya izlediniz? 80% / 20%

Kritikler

KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
5.0 / 5
17
Bridget Jones’un Günlüğü romanı Helen Fielding tarafından 1996 yılında yayımlanmıştır. Kitabın filmi 2001 yılında vizyona girmiştir. Film IMDB’de 288bin kişi tarafından 6.8/10 şeklinde oylanmıştır.

Bridget Jones'ın, bu post-feminist kültürün bir ürünü olduğu iddia edilmektedir çünkü antifeminist bir romandır aslında. Bridget Jones, toplumda bekâr bir kadın olmanın zorluklarını yaşar çünkü etrafındaki insanların evlilik konusundaki baskısı altındadır. Otuz yaşını geçmiş olmasına rağmen hâlâ bekâr olması, onun kendisini toplumdan yabancılaşmış hissetmesine neden olur. Evlenmesi ve bir an önce çocuk sahibi olması gerektiğini düşünür ve bu şekilde düşünmeye zorlanır. Öte yandan, özgürleşmiş bir kadın olmaya çalışır. İlişki hayatını daha iyi hâle getirmek için bazı feminist kararlar alır. Ancak erkeklere dair iç sesi ve erkeklere duygusal olarak bağımlılığı, onun feminist yönünün önünde bir engel hâline gelir. Bir diğer engel ise elbette etrafındaki evli çiftlerdir. Annesi, annesinin arkadaşı Una ve diğerleri, erkek arkadaş edinmesi ve onunla bir an önce evlenmesi konusunda ona baskı yaparlar. Geleneksel bir kadın olarak ev içi yaşamını sürdürmesi beklenmektedir. Geleneksel bir kadın olmak ile özgürleşmiş bir kadın olmak arasında ikilem yaşar. Farklı fikirlere sahip farklı insanlar, Bridget’ın kendi kararlarını etkiler. Dolayısıyla toplum, diğer oyunlarda olduğu gibi Bridget için de bir engel oluşturur ve onun hayatını zorlaştırır.
Evlilik, çocuk, kozmopolit kültür (kendisine bir model gibi görünmesi gerektiğini düşünür; kilo vermeye çalışır ve aynanın karşısında çok fazla zaman geçirir), cinsellik (cinselliği tarafından yönlendirilir; örneğin yakışıklı bir erkeğe karşı koyamaz) ve ev işleri. Ev işleri evlilikle bağlantılıdır ancak bu farklı bir noktadır. Mükemmel yemekler yapmaya çalışır ama bunda çok başarısızdır. Başkaları tarafından sevilmek ve saygı görmek için mükemmel yemekler ve makarnalar hazırlaması gerektiğini düşünür. Böylece herkes, mükemmel olduğu için Bridget’e gitmek ister.
Bridget ve kadın arkadaşları feminizmin ideallerini savunmaya çalışsalar da, özellikle erkeklerle olan ilişkileri söz konusu olduğunda, arzu edilen hedeflere ulaşamazlar; bu da romana hicivsel (satirik) bir ton kazandırır. İdeallerindeki bu başarısızlıklar, hem Bridget'ın hem de kadın arkadaşlarının hayatlarında bir hayal kırıklığı ve düş kırıklığı duygusu yaratır.

Miss Julie kadın düşmanlığı ile tanınan İsveçli yazar August Strindberg'ün naturalism akımı ile 1888 yılında yazılmış oyunudur. 2014 yılında sinemaya da aktarılmıştır. IMDB puanı 6.6bin kişi tarafından 5.5/10 olarak oylanmıştır. Muhtemelen konuyu beğenmediği için insanlar puanı bu kadar düşük. Aslında oyunculuk harikadır. Ben hem oyunu okudum hem de filmi izledim.

Oyunun sadece 2 karakteri vardır: Julie, Jean and Christine. Miss Julie, Strindberg’ün kadın düşmanı (misojinist) karakterine bir örnek olarak gösterilebilir ve erkek hizmetkâr karakteri Jean, onun fikirlerinin temsilcisidir. Hatta Miss Julie'nin ön sözünde bile Strindberg, kadınlara yönelik güçlü hoşnutsuzluğunu ve nefretini açıkça ortaya koymaktadır.

Miss Julie asil bir adamın kızıdır. Bazı arzularını artık bastıramaz ve evin hizmetçisi Jean ile ilişkiye girer. O da aslında pek keyifli bir an olmaz onun için. Bekaretini kaybettiği gibi Jean’a karşı olan üstünlüğünü de kaybeder çünkü erkekler toplumda cinsiyetlerinden dolayı üstünlerdir özellikle de cinsellik konusunda. Oyunun sonunda Miss Julie kimsenin kendisini cezalandırmasına izin vermez. Strindberg kendince ona bu cezayı layık görmüş ve karakterini intihar ettirmiş. Onun gözü kadın düşmanlığından döndüğü için böyle bir son yazdı muhtemelen. Ne olacak zaten ha bi kadın fazla ha eksik. Fakat şunu gözardı etmiş: Miss Julie asil bir ailenin üyesiydi ve kendi kaderini kendisi belirledi. Kimsenin hakkında karar vermesine izin vermedi ve hayatına son verdi.

Hem Bridget Jones hem de Miss Julie toplumlarının kendilerinden beklentileri ile yüzleşirler ve bu durumla mücadele ederler. Bridget Jones’un Günlüğü romanında bu durum daha mizahi ve romantik durumla yansıtılırken, Miss Julie tam bir trajedi yaşar.
11.07.2026 - 15:43
12
Bridget Jones demişken soundtrackini paylaşmadan olmaz :)

Kriterya Video
11.07.2026 - 17:14