Dunbar İlkesi vs Sosyal Kelebek
Dunbar İlkesi veya bir diğer adıyla Dunbar sayısı bir insanın beyninin kapasitesi nedeniyle aynı anda sürdürebileceği anlamlı ve istikrarlı sosyal ilişki sayısının en fazla 150 olabileceğini savunan teoridir. Sosyal Kelebek ise malum, herkesle kankadır. Herkesle çok iyi geçinir, biiir sürü çok iyi arkadaşı vardır. Bir arkadaşımın tanıdığı ısrar kıyamet evine çağırmıştı beni, arkadaşımla beraber iştirak etmiştim ben de. Tavırları ve davranışları çok değişik gelmişti bana çünkü sanki 40 yıllık arkadaşım gibiydi. Bu aşırı samimiyet bana samimiyetsiz geliyor. İnsanlar hayatlarının bir döneminde sosyal kelebek olabilirler belki, gençlikte olur böyle şeyler ama yaş ilerleyince çevresi küçülüyor. Katılırsınız katılmazsınız herhangi bilimsel bir gerçekliğe de dayandırmadan yazıyorum, bu benim fikrim: İnsanların hayatı boşsa, hobileri yoksa, kendisi ile vakit geçirmeyi bilmiyorsa ve önceliklerini belirleme konusunda da yetersizse başka insanlara sarıyor. Gerçekten ben şahsen kimsenin hayatını merak etmiyorum. Hatta mümkünse sadece ismen tanıdığım veya hiç görüşmediğim akrabalarımla ilgili bir şeyler söylenip de bana zihnimde yer edinmesine sebep olmasın.
Her neyse :) Dunbar ilkesi ile devam edeyim. İngiliz antropolog Robin Dunbar tarafından ortaya atılan bir ilkedir. Kendisi hayatımız boyunca hayatımıza alacağımız insan sayısının bilişsel bir sınırı olduğunu söyler. Bu sayı 150 kişi ile sınırlıdır. Bu sayıdan sonra bireyler aidiyet ve bağ duygusunu kaybeder diye de ekler. Konu ilginizi çektiyse googledan ayrıntılı arama yapabilirsiniz. Veya şu kısa videoyu da izleyebilirisinz 🙂
[🎥 Video]
En Büyük Korkum😨 vs Gereksiz Panik🤔
İşe geç kalmaktan gerçekten korkuyorum çünkü kendimi o duruma maruz bırakma durumundan nefret ediyorum. Ya sabah alarm çalmazsa, ya ters giderse bir şeyler diye de hep düşünürüm. O yüzden birçok şeyi akşamdan mutlaka hazırlarım giyeceğim çoraba kadar çünkü bazen o bile ciddi zaman kaybetmeme neden oluyor. Cüzdan veya telefon kaybetmek, çaldırmak korkunç şeyler. Artık her şey cüzdanımızın, telefonumuzun içinde. Kredi kartları, kimlik kartı yanı sıra telefonda banka hesapları, fotoğraflar ve numaralar. Hiç kimse böyle şeyler yaşamasın.
Bir yerlere geç kalmayı hiç sevmem, zaman zaman yaşadım hiç güzel hisler değil. Zaten uçak, otobüs vb berbat hissettiriyor. Bir iki kere uçağa bir kere de otobüse geç kalmıştım. İkisi de berbat duygulardı. Neyse ki son anda yakalamıştım hep. Kendimi şanslı değil aksine bu duruma düşürdüğüm için korkunç hissetmiştim.
Çok değer verdiğim insanların güvenini kaybetmek veya yanlış anlaşılmak hiç istemem. Dikkatli davrandığımı düşünüyorum ama insanız ve bazen istemediğim şekillerde davranabiliriz. O zaman da hep kendimi yiyorum neden böyle davrandım, neden böyle dedim diye. Onlar unutsalar bile benim içinde hep bir yerlerde kalıyor.
Emanet çok büyük sorumluluk ve gerçekten “Nereye koydum?” diye kendine sorduğun o an da biraz dehşetli olabiliyor. Kısa süreli bir panik ardından bir oh çekebiliyorsanız ne ala :) Not: bunu da yaşadım :D O yüzden sesli sesli konuşurum kendimle. Bak buraya koydun, burada duruyor şu zaman teslim edeceksin diye. :)
Zaman yetmiyor hissi zaman zaman geliyor ve üzüyor ama bazı şeyler elimizde değil çok fazla takılmadan keyfini çıkarmak lazım sahip olduğumuz zamanının.
Son olarak hayatım boyunca alanıma müdahale ve ısrardan muzdarip oldum artık olabildiğince engel olmaya çalışıyorum bu bana insan kaybetmek veya onların benden uzaklaşmasına neden olacaksa da olsun çünkü benim artık bu tarz konulara ayıracak ne tahammülüm var ne zamanım ne de sabrım
Kontrol Yanılsaması vs Gerçekçi Kontrol
Kontrol Yanılsaması bireylerin genelde gelecekteki olayları kontrol edebileceklerini düşünmelerine denir: “Kişinin aslında etkileyemediği ya da rastlantıya bağlı olan sonuçlar üzerinde gerçekte sahip olduğundan daha fazla denetimi olduğunu sanma eğilimidir.” (https://clinisyn.com/) Bu durum aşırı özgüven veya iyimserliğe sebep olabilir. Mesela bir insanın şifa bulacağına inanarak bilerek ve isteyerek zararlı bir şeyi yemesi, koklaması veya zararlı bir duruma maruz kalması ve bu durumun kesinlikle ona iyi geleceğine inanması da kontrol yanılsamasıdır. Bir diğer deyişle bir nevi kendisini kandırmasıdır. Çaresizlik hissini bastırmak için beynimizin uydurduğu bir durumdur. Zaman zaman hepimizin yapmış olduğu bir durum aslında. Mesela bir tartışmayı tekrar tekrar düşünüp şunu söyleseydim sonucu değişirdi diye düşünürüz. Geleceği ilgilendiren sorunları şimdiden çözmeye çalışmak ki bunu ben hep yapıyorum, zamanı gelince yapmayı yavaş yavaş uygulamaya başladım.
“1970'lerin başında yapılan bir çalışmada Glass ve meslektaşları katılımcılardan, arkaplanda rastgele aralıklarla yüksek ve rahatsız edici bir uğultu sesi çalarken basit bir görevi tamamlamalarını istediler. Katılımcıların bir grubu " Kontrolü olan " gruba, araştırmacılara gürültünün durmasını istediklerini ancak bunu yapmamalarının çok tercih edildiğini bildirmek için bir düğmeye basabilecekleri söylendi.
"Kontrolü Olmayan " grupta ise böyle bir talimat verilmedi. Her iki grup da görevleri tamamlasa da, sıkıntı seviyeleri de ölçüldü. İlginç bir şekilde, çalışma katılımcıların neredeyse tamamının düğmeye basmadan aktivitenin sonuna ulaştığını gösterirken, Algılanan Kontrolü Olmayan grubunun önemli ölçüde daha sıkıntılı olduğunu ve daha fazla hata yaptığını gösterdi. Bu sonuç, sadece hoş olmayan bir durumu durdurabileceğimize inanmamızın bile buna tahammül etmemizi kolaylaştırdığını gösterdi! Yani, bir yandan, kontrol yanılsaması bizim için iyidir - kontrol ihtiyacımızı tatmin eder ve bizi çaresiz hissetmekten korur.” (https://psikologca.com/blog/kontrol-yanilsamasi-nedir)
Devamını okumak isterseniz linke tıklayabilirsiniz :)
Çok Çekici 😎 vs Çok İtici 😏
Egosuz ve kibirsiz özgüven çok çekici.
Sağdan soldan duyduklarını cahil cahil biliyormuş gibi konuşan değil, gerçekten bilgili bir insan çok çekici.
Huzur ve mutluluğu sadece paraya bağlayan insanlar çok itici. Para çok önemli evet hiç tartışmıyorum bunu fakat sırf parası var diye karşısındaki insana saygı duyan - halbuki o kişi parasız olsa insan olduğu için bile saygıyı hak etmeyen biri, aldığı nefes zarar - ya da parası için arkadaşlığına devam eden, parası için partneri olan. Bu insanlar gözümde son derece itici. Hiçbir şekilde hayatıma sokmadığım ve hep uzak durduğum tipler.
Aşırı ısrarcı tipleri çok itici bulurum. Ne kadar samimi ve yakın olursam olayım hayatımda tutmadığım insan tipi. Fakat algıları o kadar kapalı ki küstüğümü sanıyor mesela :) küs değilim, bi yerde görsem yine selam veririm ki görmemeyi gerçekten tercih ederim fakat senin varlığın beni huzursuz ediyor işte bu yüzden yoksun artık, bunu anlayamıyor olması insanların son derece itici.