Game of Thrones vs Breaking Bad
Karşıma çıktıkça paylaşıyorum gerçekten çok üzücü. Bi sürü söylenti var ne kadarı doğru bilmediğim için paylaşmak istemiyorum fakat sonuçta hayatına son vermiş gencecik bir insan var ortada. Dexter'dan sonra en sevdiğim dizidir Breaking Bad. 2 kere izledim, bir kez daha izlerim o kadar seviyorum. Bu da Dean Norris'in mesajı. Dizide Hank rolünde oynuyordu kendisi.
“Tanrım! Çalışıyordum, RJ hakkındaki haberi yeni öğrendim. Kalbim paramparça. RJ benim dizilerde oğlumu canlandırmamış olsa da, sette küçük bir çocukken hep göz kulak olurdum ona. Genç bir adamın olarak tam anlamıyla cana yakın, harika biriydi. Onu çok özleyeceğiz.
Bu gerçekten çok yürek parçalayıcı, inanamıyorum. Onu ve ailesini düşünüyorum. 💔💔💔💔💔💔”
Game of Thrones vs Breaking Bad
Breaking Bad dizisindeki rol arkadaşı RJ Mitte’nin 34 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından Aaron Paul’dan duygusal bir veda mesajı:
“Ne diyeceğimi bilemiyorum. Bu haber karşısında yüreğim paramparça oldu.
RJ, seni seviyorum dostum. Yokluğun hissedilecek, seni özleyeceğiz.
Ve bunu okuyan her kimse, lütfen şunu bil: Seviliyorsun ve yalnız değilsin. Bunu her zaman hatırla.”
Game of Thrones vs Breaking Bad
Bryan Cranston'ın mesajı:
Bu gece bu satırları yazarken derin bir çaresizlik içindeyim. Breaking Bad dizisindeki sevgili oğlum RJ Mitte hayatını kaybetti.
Onunla henüz 14 yaşındayken, Walter White Jr. rolüne seçildiğinde tanıştım. Bu rolü öyle bir neşe ve coşkuyla oynuyordu ki…
Serebral palsi ile dünyaya gelmişti ama bu zorluğun hiçbir zaman, ama hiçbir zaman, herhangi bir şey için bahane olmasına izin vermedi. Zorlu çekim programının üstesinden büyük bir kararlılıkla geldi.
Dizideki anne babasının (Anna Gunn ve benim) verdiği öğütleri her zaman dinlerdi. Ancak bir ergen olarak bazen yaramazlık yapar, zor yoldan öğrenebilmek için tavsiyelerimizi görmezden gelirdi… O, çok izlenen bir televizyon dizisinin yıldızlarından biriydi ama yine de sadece bir çocuktu.
2007 yılının şubat ayında dizinin pilot bölümünü çekmeye başladığımızda henüz oldukça toydu. Ancak zamanla onun gerçekten iyi bir oyuncuya dönüşmesini izledik. Dizide edindiği deneyimi, engelli sanatçıların haklarını savunmak için kullandı. Ayrıca engelli bireylere destek olmayı amaçlayan hayırsever bir kuruluşun başkanlığını yürüttü.
Bunca umut ve potansiyelin artık yitip gitmiş olması çok büyük bir kayıp.
Kendi hayatına son verdiğini öğrenmek ise özellikle yıkıcı.
Neden?
Birkaç hafta önce birbirimize mesaj atıyorduk. Öğle yemeği için ne zaman buluşabileceğimizi ayarlamaya çalışıyorduk. O öğle yemeğinin geleceğini değiştirip değiştiremeyeceğini bilmiyorum…
Ama şunu biliyorum: Onu seviyordum ve Breaking Bad dizisinde birlikte geçirdiğimiz yıllar boyunca, dizinin popülerliği azaldıktan sonra da onunla vakit geçirmekten büyük keyif aldım.
Seni özleyeceğim, oğlum.
Burada sözlerimi bitirmeden önce, intiharı düşünen herkese ihtiyaç duydukları desteği almak için lütfen yardım istemeleri çağrısında bulunmak istiyorum. ABD'deki 988 İntihar ve Kriz Yaşam Hattı'nı arayabilirsiniz:
https://988lifeline.org/
Umut var.
Bipolar Bozukluk (Duygu-Durum Bozukluğu) vs Şizofreni (Zihin Bölünmesi)
Her türlü hastalık çok üzücü ama hayatın bir gerçeği bir yandan da. Psikolojik hastalıklar ise ülkemizde anlaşılması maalesef en zor olanlar. Bizim insanımız bu konuda çok sığ ve cahil. Bir insanın fiziksel hiçbir sorunu yoksa zihinsel olanlara anlam veremiyoruz. Şımarıklık veya rol yapmak gibi algılanıyor. Hatta: "Psikolojik hastalık diye bir şey yok, insan kafasında kuruyor.", "Biraz güçlü olsan geçer.", "Çalışırsan unutursun." veya "Namaza başla, düzelirsin." gibi cümleleri de etrafınızda mutlaka duymuşsunuzdur çünkü neden dediğim gibi sebebi ciddiye alınmıyor oluşu. Günümüzde birçok insanın ruhsal hastalıkları hala fiziksel hastalıklar kadar gerçek kabul etmiyor. Daha korkuncu da aileler bu tarz hastalıklara sahip çocuklarının - aslında tanılı değiller çünkü bir türlü çocuklarında bir sıkıntı olduğunu kabul etmiyorlar ve doktora götürmüyorlar - evlenirse geçer diyerek bir de evlendiriyor olmaları.