Kim Ki-duk'un Bin Jip(3 Iron) filmi son derece harika ve özgün bir filmdir ve bence çoğu Hollywood filminden daha iyidir. Film farklı türleri bünyesinde barındırır; ancak bunların ötesinde hikâyesini neredeyse hiç diyalog kullanmadan anlatır. Filmin baş karakterleri film boyunca konuşmaz; yalnızca kadın karakter filmin sonunda iki cümle söyler. Buradaki önemli soru şudur: Bir film konuşma olmadan nasıl hikâye anlatabilir? Bin Jip bunun için çok iyi bir örnektir. Bu yazıda filmin diyalog olmadan hikâyesini nasıl anlattığını, seyirciyi nasıl güçlü bir şekilde etkilediğini ve sessiz olmasına rağmen verdiği mesajları da harika.
Türü: Film farklı türlerin özelliklerini taşır; romantizm, yani bir aşk hikâyesi olarak görülebilir ve aşkın gücünü gösterir. Aynı zamanda dram, şiddet ya da bir hayalet hikâyesi olarak da değerlendirilebilir. Adı ne olursa olsun kesin olan şey, filmin sessiz bir film gibi olmasına rağmen son derece güçlü ve önemli olduğudur. Bu film, duyguları seyirciye yansıtmanın ne kadar önemli olduğunu gösterir ve bunun karakterlerin konuşması olmadan da başarılabileceğini kanıtlar. Ayrıca film, diyalogların her zaman gerekli olmadığını; bir filmin onlar olmadan da etkileyici olabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Karakterler beden dillerini, mimiklerini ve duygularını kusursuz bir şekilde kullanırlar; seyirci bu duyguları çok derinden hisseder. Film, sözsüz atmosferiyle insanları gerçekten büyüler.
Filmde iki önemli karakter vardır: Sun-hwa ve Tae-suk. Tae-suk, hayatında belirli bir amacı olmayan genç bir adamdır. Ev sahiplerinin evde olmadığını pizza broşürlerinden anlayarak boş evlere girer. Bunu yapmasının nedeni gece kalacak bir yerinin olmamasıdır. Evlerde hiçbir zarara yol açmaz; ev sahipleri dönene kadar orada yaşar, bozuk eşyaları tamir eder, çamaşırlarını elde yıkar vb. Bunları, ev sahiplerine duyduğu minnetin bir göstergesi olarak yapar. Bir gün girdiği bir evde hayatı tamamen değişir; artık yaşamak için bir amacı vardır. O evde kocasından şiddet gören bir kadınla karşılaşır. Kadını fark ettikten sonra evden hemen ayrılır, fakat daha sonra geri döner. Böylece büyük aşk hikâyesi başlar.
İzlemeyenler için daha fazla anlatmayayım :)
Karşılaştırma olarak seçtiğim Eternal Sunshine of the Spotless Mind hafıza ve aşk üzerine çok sıcacık bir filmdir. Joel ve Clementine ikisi de hafızasını sildirmelerine rağmen yolları yeniden kesişir ve aşklarını kurtarmak için uğraşırlar. İki filmdeki aşk da izlemeye değer.
Bin-Jip filminde aslında bir aldatılma olayı var fakat kadın kocasından ayrılamıyor çünkü buna ne maddi anlamda gücü var ne de manevi anlamda cesareti. Filmin başında kadının kocası tarafından şiddete maruz kaldığı görülüyor. Bu film bir ülke ne kadar modern olursa olsun kadınlara yönelik şiddetin her zaman ve her yerde var olduğunu göstermektedir. Ayrıca bir ailenin huzurunun kadına bağlı olduğu görülüyor. Kadın karakter sevgilisine “Seni seviyorum” dediğinde ve sevgilisini öpmesi için kocasına sarıldığında, ailelerinde her şey değişir. Mutlu bir şekilde yaşamaya başlarlar.
Filmin afişlerinden biri çok etkileyici aslında bir yandan da sağlam spoil veriyor çünkü filmin aslında son sahnesi :)
Kim Ki-duk'un Bin Jip(3 Iron) filmi son derece harika ve özgün bir filmdir ve bence çoğu Hollywood filminden daha iyidir. Film farklı türleri bünyesinde barındırır; ancak bunların ötesinde hikâyesini neredeyse hiç diyalog kullanmadan anlatır. Filmin baş karakterleri film boyunca konuşmaz; yalnızca kadın karakter filmin sonunda iki cümle söyler. Buradaki önemli soru şudur: Bir film konuşma olmadan nasıl hikâye anlatabilir? Bin Jip bunun için çok iyi bir örnektir. Bu yazıda filmin diyalog olmadan hikâyesini nasıl anlattığını, seyirciyi nasıl güçlü bir şekilde etkilediğini ve sessiz olmasına rağmen verdiği mesajları da harika.
Türü: Film farklı türlerin özelliklerini taşır; romantizm, yani bir aşk hikâyesi olarak görülebilir ve aşkın gücünü gösterir. Aynı zamanda dram, şiddet ya da bir hayalet hikâyesi olarak da değerlendirilebilir. Adı ne olursa olsun kesin olan şey, filmin sessiz bir film gibi olmasına rağmen son derece güçlü ve önemli olduğudur. Bu film, duyguları seyirciye yansıtmanın ne kadar önemli olduğunu gösterir ve bunun karakterlerin konuşması olmadan da başarılabileceğini kanıtlar. Ayrıca film, diyalogların her zaman gerekli olmadığını; bir filmin onlar olmadan da etkileyici olabileceğini gösteren güçlü bir örnektir. Karakterler beden dillerini, mimiklerini ve duygularını kusursuz bir şekilde kullanırlar; seyirci bu duyguları çok derinden hisseder. Film, sözsüz atmosferiyle insanları gerçekten büyüler.
Filmde iki önemli karakter vardır: Sun-hwa ve Tae-suk. Tae-suk, hayatında belirli bir amacı olmayan genç bir adamdır. Ev sahiplerinin evde olmadığını pizza broşürlerinden anlayarak boş evlere girer. Bunu yapmasının nedeni gece kalacak bir yerinin olmamasıdır. Evlerde hiçbir zarara yol açmaz; ev sahipleri dönene kadar orada yaşar, bozuk eşyaları tamir eder, çamaşırlarını elde yıkar vb. Bunları, ev sahiplerine duyduğu minnetin bir göstergesi olarak yapar. Bir gün girdiği bir evde hayatı tamamen değişir; artık yaşamak için bir amacı vardır. O evde kocasından şiddet gören bir kadınla karşılaşır. Kadını fark ettikten sonra evden hemen ayrılır, fakat daha sonra geri döner. Böylece büyük aşk hikâyesi başlar.
İzlemeyenler için daha fazla anlatmayayım :)
Karşılaştırma olarak seçtiğim Eternal Sunshine of the Spotless Mind hafıza ve aşk üzerine çok sıcacık bir filmdir. Joel ve Clementine ikisi de hafızasını sildirmelerine rağmen yolları yeniden kesişir ve aşklarını kurtarmak için uğraşırlar. İki filmdeki aşk da izlemeye değer.
Bin-Jip filminde aslında bir aldatılma olayı var fakat kadın kocasından ayrılamıyor çünkü buna ne maddi anlamda gücü var ne de manevi anlamda cesareti. Filmin başında kadının kocası tarafından şiddete maruz kaldığı görülüyor. Bu film bir ülke ne kadar modern olursa olsun kadınlara yönelik şiddetin her zaman ve her yerde var olduğunu göstermektedir. Ayrıca bir ailenin huzurunun kadına bağlı olduğu görülüyor. Kadın karakter sevgilisine “Seni seviyorum” dediğinde ve sevgilisini öpmesi için kocasına sarıldığında, ailelerinde her şey değişir. Mutlu bir şekilde yaşamaya başlarlar.
Filmin afişlerinden biri çok etkileyici aslında bir yandan da sağlam spoil veriyor çünkü filmin aslında son sahnesi :)