-Hayat Sevince Güzel'de Ayşe'nin kıyafetleriyle beraber diksiyonunun da değişmesi çok iyiydi. 😂
-Rüyalar Ülkesinde Kötü Cadı'nın kaynar suyla erime sahnesi harikaydı. Bir kişinin daha önceden bunu akıl edememiş olması da trajikomik :) Suna Selen yine harika bir cadı rolüyle karşımıza çıkmış. Pamuk Prenses'te de hem Kötü Kraliçe hem de Cadı rolündeydi ve o rolüyle Altın Portakal'da ödül kazanmıştı.
-Pamuk Prenses'teki Yedi Cüceyi de bu filmde tekrar izledik. Hatta lakapları bile aynıydı. :)
-Bu iki filmde de "Boncuk" isimli aynı köpeğin yer alması tesadüf değildir sanırım. :)
Güzel bir nostalji turu olmuş. Çocukluğumda severek izlerdim ikisini de.
1939 tarihli Oz Büyücüsü filminin çekimi sırasında yaşananlar inanılır gibi değil. Oyuncuların hayatlarıyla oynanmış resmen. Bu videoda bahsi geçmeyen bir ölümcül vaka daha var. Kar sahnesinde kar niyetine oyuncuların üstüne çoğunlukla inşaat sektöründe kullanılan asbest kullanılmış. 😱 o zamanlar ne kadar zararlı olduğu bilinmiyor olabilir ama zaten oyuncuların hayatı çöpten farksızmış. Asbest ağır kimyasallar içerdiği için başta kanser olmak üzere birçok ciddi hastalığa neden olmaktadır. Bir bina yıkılırken mutlaka maske takılması lazım ama bu konuda çok bilinçli olduğumuzu düşünmüyorum. Binalar yıkılırken selfie çekmeyi tercih ediyoruz ne yazık ki.
İkisi de masumiyetin, gerçek dostluğun ve hayattaki tüm kötülüklere rağmen iyi bir insan olabilme gayretiyle mutluluğu yakalamanın hikayesi. Zeynep Değirmencioğlu daha pek çok masalda olduğu gibi bu masallarda da başrolde oynamış ve bizim de evlerimizdeki peri kızı olmuştur adeta. Bu iki filmde Dorothy ve Pollyanna'yı "Ayşe" karakteriyle çok başarılı canlandırmıştır. Kendisine böyle güzel yapımlarda oynadığı için daha çok saygı duyuyorum. Keşke böyle güzel filmlere devam edebilseydi. O yüzden futbolcu eşi Serkan Acar'a kızmıyorum desem yalan söylerim.
Her gün yemek götürdüğü yatalak Zehra Nine ile arasında geçen bir diyalog :D
Ayşecik: Günaydın! Bu saate kadar uyudunuz mu yoksa?
Zehra Nine: Ne gezer :( Gözümü kırpmadım.
Ayşecik: Ağzınıza layık öyle güzel yemekler getirdim ki!
Nine: Canım hiç bi şey istemiyor!
Ayşecik: Mesela ne olsa yerdiniz?
Nine: Bilmem. Belki azıcık kuru köfte.
Ayşecik: İşte, kuru köfte!
Nine: Ama yiyemem ki! Biraz tavuk olsaydı hadi neyse!
Ayşecik: Tavuk da getirdim, bakın!
Nine: Hıı, aaa. Öyle kuru kuru yenmez ki o!
Ayşecik: Yanına patates köftesi koydum.
Nine: Aaaa ömürsün sen yol!
Ayşecik: Ya şu üzüm hoşafına ne dersiniz? Bağırsakları çalıştırırmış.
Nine: İyi iyi ama sorma başına gelenleri. Komşunun bağında düğün varmış. Sabaha kadar horon teptiler, uyutmadılar beni.
Ayşecik: Buna MEMNUN OLMALISINIZ, SEVİNMELİSİNİZ!
Nine: He, uykusuz kaldığıma mı!?
Ayşecik: Kulaklarınızın bu kadar iyi SES aldığına. Ya mazallah sağır olsaydınız, hiçbir şey duymayacaktınız.
Nine: Aaaa çok tuhaf kızsın sen, nerdeyse kötürüm olmama bir kulp takıp bundan ötürü bayram ettiriceksin bana.
Ayşecik: ELBET! Dua edin ki yatağınıza gidecek kadar gücünüz var. Hem bugün dünden daha güçlüsünüz.
Nine: NERDEN BİLDİN!?
Ayşecik: Koltuk değnekleriniz burada, demek ki yatağa kadar değneksiz gitmişsiniz.
Nine: Neye yarar!? Bu sefer de çarpıntım var işte.
Ayşecik: Aaaa ona aldırmayın. Size melisa yaprağı kaynatırım, bi şeyiniz kalmaz.
George Elliot :
dramacreator mükemmel bir mutluluk oyunu örneği :) keşke bizim yanımızda da böyle hayata olumlu bakan insanlar olsa. Hep negatif düşüncelerle yaşayan insanlar yoruyor.
Serkan Acar 2013 yılında vefat etti fakat eşinin de mutlaka etkisi olmuştur ama Zeynep Değirmencioğlu bıktığı için bıraktı diyebiliriz. Ben onu önceleri hiç anlamazdım ama zaman geçtikçe insan çok sevmesine rağmen mesleğinden bıkabiliyormuş. Bi röportajından alıntılar yapayım:
HİÇ ÖZLEMEDİM: “Zaten 1.5 yaşımdan 20 yaşıma kadar setlerdeydim. Oyunculuğa benim bıraktığım yaşta başlayanlar var. Çocukluğu, genç kızlığı setlerde geçmiş biri olarak evlilik hayatı, ev hanımlığı ve çocuklar çok daha cazip geldi bana.”
“Sinemayı bıraktığıma hiç pişman olmadım. Hiç özlem duymadım. Şimdi çok iyi işler yapıldığını düşünüyorum. Bizim zamanımıza göre imkânlar çok daha fazla tabii."
Bu arada 2010 yılında eşine boşanma davası da açtığını duymuştum o zamanlar ben. Sanırım boşanma işlemi gerçekleşmeden vefat etti Serkan Acar. 3. dakikadan itibaren Zeynep Değirmencioğlu'nu izleyebilirsiniz.
▶
28.07.2026 - 13:21
[+] Cevaplar (1)
George Elliot :
Literature Queen Zeynep hanıma hak veriyorum. İnsanın en güzel çağlarında setlerde olması zor bir iş. O zaten şöhreti tattığı için bir daha böyle bir hissi arama gereği duymamış. Kendini yuvasına adamış.
Ulu Sihirbaz Keskin Zeka, Oz Büyücüsüne göre çok daha orijinal bir isim :) Ayrıca Süleyman Turan, Metin Serezli ve Ali Şen rollerinin hakkını vermiş. Çok beğendim. 1939 yapımı Oz Büyücüsü filminden daha başarılı bir film olmuş. Sadece görüntü kalitesi çok kötü. Onu saymazsak bizimki daha iyi :)
-Rüyalar Ülkesinde Kötü Cadı'nın kaynar suyla erime sahnesi harikaydı. Bir kişinin daha önceden bunu akıl edememiş olması da trajikomik :) Suna Selen yine harika bir cadı rolüyle karşımıza çıkmış. Pamuk Prenses'te de hem Kötü Kraliçe hem de Cadı rolündeydi ve o rolüyle Altın Portakal'da ödül kazanmıştı.
-Pamuk Prenses'teki Yedi Cüceyi de bu filmde tekrar izledik. Hatta lakapları bile aynıydı. :)
-Bu iki filmde de "Boncuk" isimli aynı köpeğin yer alması tesadüf değildir sanırım. :)
Güzel bir nostalji turu olmuş. Çocukluğumda severek izlerdim ikisini de.
1939 tarihli Oz Büyücüsü filminin çekimi sırasında yaşananlar inanılır gibi değil. Oyuncuların hayatlarıyla oynanmış resmen. Bu videoda bahsi geçmeyen bir ölümcül vaka daha var. Kar sahnesinde kar niyetine oyuncuların üstüne çoğunlukla inşaat sektöründe kullanılan asbest kullanılmış. 😱 o zamanlar ne kadar zararlı olduğu bilinmiyor olabilir ama zaten oyuncuların hayatı çöpten farksızmış. Asbest ağır kimyasallar içerdiği için başta kanser olmak üzere birçok ciddi hastalığa neden olmaktadır. Bir bina yıkılırken mutlaka maske takılması lazım ama bu konuda çok bilinçli olduğumuzu düşünmüyorum. Binalar yıkılırken selfie çekmeyi tercih ediyoruz ne yazık ki.
Ayşecik: Günaydın! Bu saate kadar uyudunuz mu yoksa?
Zehra Nine: Ne gezer :( Gözümü kırpmadım.
Ayşecik: Ağzınıza layık öyle güzel yemekler getirdim ki!
Nine: Canım hiç bi şey istemiyor!
Ayşecik: Mesela ne olsa yerdiniz?
Nine: Bilmem. Belki azıcık kuru köfte.
Ayşecik: İşte, kuru köfte!
Nine: Ama yiyemem ki! Biraz tavuk olsaydı hadi neyse!
Ayşecik: Tavuk da getirdim, bakın!
Nine: Hıı, aaa. Öyle kuru kuru yenmez ki o!
Ayşecik: Yanına patates köftesi koydum.
Nine: Aaaa ömürsün sen yol!
Ayşecik: Ya şu üzüm hoşafına ne dersiniz? Bağırsakları çalıştırırmış.
Nine: İyi iyi ama sorma başına gelenleri. Komşunun bağında düğün varmış. Sabaha kadar horon teptiler, uyutmadılar beni.
Ayşecik: Buna MEMNUN OLMALISINIZ, SEVİNMELİSİNİZ!
Nine: He, uykusuz kaldığıma mı!?
Ayşecik: Kulaklarınızın bu kadar iyi SES aldığına. Ya mazallah sağır olsaydınız, hiçbir şey duymayacaktınız.
Nine: Aaaa çok tuhaf kızsın sen, nerdeyse kötürüm olmama bir kulp takıp bundan ötürü bayram ettiriceksin bana.
Ayşecik: ELBET! Dua edin ki yatağınıza gidecek kadar gücünüz var. Hem bugün dünden daha güçlüsünüz.
Nine: NERDEN BİLDİN!?
Ayşecik: Koltuk değnekleriniz burada, demek ki yatağa kadar değneksiz gitmişsiniz.
Nine: Neye yarar!? Bu sefer de çarpıntım var işte.
Ayşecik: Aaaa ona aldırmayın. Size melisa yaprağı kaynatırım, bi şeyiniz kalmaz.
:D
HİÇ ÖZLEMEDİM: “Zaten 1.5 yaşımdan 20 yaşıma kadar setlerdeydim. Oyunculuğa benim bıraktığım yaşta başlayanlar var. Çocukluğu, genç kızlığı setlerde geçmiş biri olarak evlilik hayatı, ev hanımlığı ve çocuklar çok daha cazip geldi bana.”
“Sinemayı bıraktığıma hiç pişman olmadım. Hiç özlem duymadım. Şimdi çok iyi işler yapıldığını düşünüyorum. Bizim zamanımıza göre imkânlar çok daha fazla tabii."
Bu arada 2010 yılında eşine boşanma davası da açtığını duymuştum o zamanlar ben. Sanırım boşanma işlemi gerçekleşmeden vefat etti Serkan Acar. 3. dakikadan itibaren Zeynep Değirmencioğlu'nu izleyebilirsiniz.