İstemem Ayrılık Boynumu Büksün vs Güle Güle Yavrum
Çok eğlendim açarken. Saçmaladım da biraz :P
Öfkeyle kalkan zararla oturur. İnsan sinirliyken herkesi yakıp yıkmak istiyor ama öfke geçince kızdığın & kırıldığın insanı özlemeye başlıyorsun. Pişmanlık duyuyorsun. Birine çok mu kızdın? Biraz zaman ver kendine. İletişime geçme, bekle biraz soğusun olay. Sonra üzülen sen olursun benden söylemesi :)
Kilolarla olan birlikteliğimiz de çok uzadı. Öyle ki yani hakem bir türlü son düdüğü çalmıyor. Ne yapsam bilemedim Trump'u arasam kilolarıma bi gözdağı falan verse. Neyse ben bunu bi düşüneyim.
Deprem konusu çok ciddi çok. Onunla şaka yapmaya gelmez. İstanbul için söylüyorum umarım uzmanlar yanılmıyordur en son 23 Nisan 2025 yılında olan deprem biraz diğer büyük depremin şiddetini olumlu anlamda etkilemiştir.
İç huzurum ne olursun beni terk etme. Gerçekten çok üzülüyorum. Biraz da bana bağlı farkındayım ama sen de sıkı tutun olur mu?
Kitaplarımı veremem, vallahi de veremem billahi de. Öyle ki birkaç kez verdim geri gelmedi yerine yenilerini aldım. O kadar hasta derecesinde kitap seviyorum. Okumadığım çok kitabım var ama olsun onlar beni bekliyorlar ben de sayfalarını çevireceğim günleri dört gözle 😍
Dostum ben bir canlının asla sorumluluğunu alamam. Çiçek bile bakamıyorum ben. Solunca çok üzülüyorum. Neyse düşünmeyeceğim yoksa geriliyorum :P
E neyse benden bu kadar başka merak ettiğiniz bir şey varsa, buradayım :P
Bütün negatiflik ve toksikliklere güle güle yavrum diyorum. Ve bütün güzelliklere, huzura, mutluluğa, başarıya ve paraya biz ayrılamayız bak istemem ayrılık boynumu büksün diyorum 😆🤭
Blanche (Arzu Tramvayı) vs Laura (Sırça Kümes)
Blanche çok kırılgan ve hassas bir karakterdir. Hayatta sahip olduğu her şeyi kendi hataları yüzünden kaybetmiştir. Öğrencilerinden biriyle ilişki yaşadığı için herhangi bir işi yoktur ve bu nedenle yaşadığı yer olan Belle Reve'i terk etmek zorunda kalır. Belle Reve ismi de T. Williams tarafından tesadüfen seçilmemiştir: Belle Reve Fransızca bir ifadedir ve kelime anlamı, "Güzel rüya" veya "güzel düş" demektir. Blanche bu hayatı geride bırakmak zorundadır. Kız kardeşi Stella'nın yanına geldiğinde, bu sırlarından ona hiç bahsetmez. Bu durum birçok şekilde yorumlanabilir. Sebeplerden biri, hatalarından utandığı için onları paylaşmak istememesi olabilir ya da diğer sebep, kız kardeşine güvenmiyor olması olabilir. Bana göre ilk sebep daha geçerlidir; çünkü kız kardeşinin hatasız görünen hayatını gördüğünde bu durum onun kimseye hiçbir şey anlatmamasına neden olur. Bu yüzden kız kardeşinin yanına bu utanç verici geçmişle gelir ama onu saklar. Bana ayrıca kız kardeşinin eşi Stanley ile ilk kez karşılaşması da tuhaf geliyor. Daha en başından Stella'nın hayatını kıskanmaya başlar. Yalnızlığı nedeniyle Blanche, kız kardeşini kıskanır. Sadece kocasını değil, evini de kıskanır. Bu durum, Stella ile Stanley tartıştığında Blanche'ın içten içe mutlu olmasından anlaşılır. Oyun boyunca sürekli Stanley'i küçümser ve onun Stella için uygun bir erkek olmadığını söyler. Bunların hepsi oyunu okurken dikkatimi çekti. Bunlara ek olarak, oyundan açıkça anlaşılmaktadır ki Stella aslında Blanche'ın onlara anlattığı hikayeye inanmaz, fakat inanıyormuş gibi davranır. Ayrıca kız kardeşinin kendisinden başka gidecek hiçbir yeri olmadığını da bilir. T. Williams, bu duyguyu okuyuculara verir. Bir kişi oyunu okuduğunda, toplumdan gerçek bir insanı okuyormuş hissine kolayca kapılabilir; çünkü yazar bu hissi okuyucuya çok başarılı bir şekilde veriyor.
Aşk Her şeyi Affeder mi? vs Güven kırılırsa geri gelir mi?
Aşk her şeyi affetmez, affetmemeli. Zaten affedilmeyecek bir şey yapan aşk artık aşk değil başka bir şeye dönüşür ve hataların kendisini sürekli tekrarlamak gibi bir kötü özelliği vardır. Affedilen durumlarda başka bir boyuta geçiliyor sanki. Toksik, dumanlı, sisli değişik bir atmosferde devam ediyor her şey. Tavsiyem affetmeyin, affedilmeyi bekleyen kişi tekrardan ilk fırsatta kaçınmayacaktır.
Tarkan vs Mustafa Sandal
Tarkan Türk pop müziğinin Michael Jackson’ı olarak kabul edilir. En ama en büyük yıldızlardan biridir. Çocukluğumuzdur. Mega Star lakabını boşuna almamıştır. Başarılarının yanı sıra mütevazı kişiliği ve karakterinin güzelliği ile de ön plana çıkar. “Şımarık", “Kış Güneşi”, "Kuzu Kuzu", "Dudu", "Öp" ve "Yolla" gibi bi dolu hitleri ile hayatımızda yer edinmiştir. Şımarık şarkısına ayrı bir parantez açmak lazım çünkü dünya genelinde Stella Soleil, Holly Valance ve Fady Maalouf gibi birçok ünlü isim tarafından da yeniden seslendirilerek farklı dillerde coverlandı.
Mustafa Sandal’ı da severiz. "Araba", "Aya Benzer", "İsyankar", "Jest Oldu" ve “Bu Kız Beni Görmeli” şarkıları ile hafızalarımızda yer aldı.
İki şarkıcımızın da kendine has dans tarzları vardır. Yıllar geçtikçe sevgileri devam eder ve şarkıları dillerden düşmez ama Tarkan tabii ki biraz daha fazla sevilmekte :)