Sivrisinek sesi, internetin kesilmesi veya tanıdığın birinin adını hatırlayamamak gibi durumları daha az kafaya takmak için şunlar işe yarayabilir:
"Bu durum gerçekten önemli mi?" diye kendine sor. Bir hafta sonra bunun bir önemi olacak mı? Çoğu zaman cevap "hayır"dır.
Kontrol edebildiğin ve edemediğin şeyleri ayır. İnternet kesildiyse arıza bildirimi yaparsın, sonra beklemek dışında yapacak bir şey yoktur. Sürekli düşünmek sonucu değiştirmez.
Mükemmeliyetçilikten uzaklaş. Bir ismi o anda hatırlayamamak normaldir. Çoğu zaman birkaç saat sonra kendiliğinden akla gelir.
Dikkatini bilinçli olarak başka bir işe yönlendir. Zihin aynı konuya döndüğünde kitap okumak, kısa bir yürüyüş yapmak, çocuğunla oyun oynamak veya müzik dinlemek düşünce döngüsünü kırabilir.
Kendine şu cümleyi söylemeyi dene: "Rahatsız olmam normal ama bunun üzerinde saatlerce durmam gerekmiyor."
Örneğin:
Sivrisinek vızıldıyor → Önlem al (ilaç, sineklik, priz cihazı), sonra "Elimden geleni yaptım." de.
İnternet kesildi → Modemi yeniden başlat, gerekirse arıza kaydı oluştur, sonra bekle.
Birinin adını unuttun → Zorlamayı bırak. Beyin baskı altında daha zor hatırlar.
Uzun lafın kısası küçük şeylerde insanlari bazen rahatsız eder önemli olan bu konuya ne kadar VAKİT ayırmaya gönüllü olduğundur;)
Küçük ama moral bozan şeyler diyeceğim ama bazıları gerçekten çok rahatsız edici. İşe gidiyorsun yanından son sürat bir araba geçiyor ve mahvediyor üstünü başını. Sövgüyü fazlasıyla hak ediyor arkadaş.
Sivrisinek vızıltısı çok yorgunsan başta bi takmazsan belki sonra baktın uyuyamayacaksın eğer ilaç da yoksa başlar odanın içinde bir savaş. Bir keresinde bi arkadaşım bende kalıyordu ve 11 tane öldürmeme rağmen bir iki tanesi kalmış olacak ki bi güzel yemişlerdi bizi.
Damlayan musluk her türlü Çin işkencesi gibi. Bir de evde kiracısın ve çıktın çıkacaksın evden ama günler geçmek bilmez.
Ayakkabına taş girmesi anlık canını acıtabilir ama hadi buna gerçekten hiç takmam diyeceğim çünkü yol ortasında da olsa o taşı çıkarır öyle devam edebilirim.
Metrolarda internet çekmiyor hiç işte o zaman hayat gerçekten çekilmez oluyor :( Kesilmesine hiç değinmiyorum bile artık kölesi olmuşuz internetsiz hayat çok renksiz.
Pot kırmak çok can sıkıcı oluyor. İnsan günlerce "Keşke öyle demeseydim." diye düşünebiliyor.
Üzerime bi şey döküldüğünde gerçekten önemsemiyorum o kadar çözümsüz bi şey değil. O gün her türlü bitecek, seni gören kişi kıyafeti öyle giymediğini anlıyordur herhalde. Anlamıyorsa da sorun sende değil ondandır bence :)
En garip sosyal paniklerden biri adını bilmediğin biriyle karşılamak ve maalesef başıma çok sık geliyor. Bazılarının adını hiç hatırlayamadan vedalaşıyorum.
Kulaklığın tek tarafı çalışıyorsa eğer o kulaklık benim için artık çöptür. Hayatta öyle dinleyemem bi şeyler. Beklediğin süre kadar hayal kırıklığı da büyüyor. Açlığın getirdiği gerginlik tavan yapmış. Biraz daha bekleyeceksin artık yapacak bi şey yok :)
Tam sahneye çıkacaksınız enstrumanınızın teli koptu gel de takma şimdi :P
Öğretmensin ama çoban gibi hissediyorsun nasıl takılmaz ki?
Her güne sürekli zam gelmiş bir şeylere uyanıyorsun hep diken üstündesin huzurun nasıl kaçmaz?
İnsan olmak çok zor, insan ilişkileri de karmaşık çünkü alanına saygı duymayı kimse bilmiyor bu ülkede. Sınırları bilmiyorlar, sen sormadan tavsiye vermeye bayılıyorlar vb. vb. huzur kaçırsan şeyler keşke 3-5 ile sınırlı olsaydı ama benim huzurum daha doğmadan kaçmış zaten.
Hava yağmurluysa ve su birinkisi yanından geçmek zorundaysam eğer o kadar dikkat etmeye çalışıyorum ki ama bazen ona rağmen beklenmedik sürprizler olabiliyor. İnsan çok bencil bir yaratık, o arabanın içindeki mahlukat yarın öbür gün kendisi yürürken de ıslansa kendi yaptığını unutarak aynı şekilde sövecek. Bu işler böyle.
Evinde gergin veya yorucu bir günün ardından oturuyorsun ve sürekli iş yeri gruplarından mesajlar geliyor. Gerçekten en çok huzur kaçıran şeylerin başında gelir. Bunu da madde 11 olarak ekleyelim izninizle kriterya altına.
Sivrisinek vızıltısına, damlayan musluğa ve ayakkabıma giren taşa cidden tahammülüm çok az. Kendi huzursuzluğum yetmezmiş gibi bi de etrafımdaki insanları huzursuz etmeme neden oluyor bu durumlar istemesem de ve bu yüzden canım daha da sıkılıyor. O sivrisinek ölmeden, o musluk susmadan ve o taş ayakkabımdan çıkmadan bana ve çevreme huzur yok maalesef. Bu konularda hassas olmama sinir oluyorum. Keşke gamsız ve kaygısız olabilseydim keşke.
"Bu durum gerçekten önemli mi?" diye kendine sor. Bir hafta sonra bunun bir önemi olacak mı? Çoğu zaman cevap "hayır"dır.
Kontrol edebildiğin ve edemediğin şeyleri ayır. İnternet kesildiyse arıza bildirimi yaparsın, sonra beklemek dışında yapacak bir şey yoktur. Sürekli düşünmek sonucu değiştirmez.
Mükemmeliyetçilikten uzaklaş. Bir ismi o anda hatırlayamamak normaldir. Çoğu zaman birkaç saat sonra kendiliğinden akla gelir.
Dikkatini bilinçli olarak başka bir işe yönlendir. Zihin aynı konuya döndüğünde kitap okumak, kısa bir yürüyüş yapmak, çocuğunla oyun oynamak veya müzik dinlemek düşünce döngüsünü kırabilir.
Kendine şu cümleyi söylemeyi dene: "Rahatsız olmam normal ama bunun üzerinde saatlerce durmam gerekmiyor."
Örneğin:
Sivrisinek vızıldıyor → Önlem al (ilaç, sineklik, priz cihazı), sonra "Elimden geleni yaptım." de.
İnternet kesildi → Modemi yeniden başlat, gerekirse arıza kaydı oluştur, sonra bekle.
Birinin adını unuttun → Zorlamayı bırak. Beyin baskı altında daha zor hatırlar.
Uzun lafın kısası küçük şeylerde insanlari bazen rahatsız eder önemli olan bu konuya ne kadar VAKİT ayırmaya gönüllü olduğundur;)
Sivrisinek vızıltısı çok yorgunsan başta bi takmazsan belki sonra baktın uyuyamayacaksın eğer ilaç da yoksa başlar odanın içinde bir savaş. Bir keresinde bi arkadaşım bende kalıyordu ve 11 tane öldürmeme rağmen bir iki tanesi kalmış olacak ki bi güzel yemişlerdi bizi.
Damlayan musluk her türlü Çin işkencesi gibi. Bir de evde kiracısın ve çıktın çıkacaksın evden ama günler geçmek bilmez.
Ayakkabına taş girmesi anlık canını acıtabilir ama hadi buna gerçekten hiç takmam diyeceğim çünkü yol ortasında da olsa o taşı çıkarır öyle devam edebilirim.
Metrolarda internet çekmiyor hiç işte o zaman hayat gerçekten çekilmez oluyor :( Kesilmesine hiç değinmiyorum bile artık kölesi olmuşuz internetsiz hayat çok renksiz.
Pot kırmak çok can sıkıcı oluyor. İnsan günlerce "Keşke öyle demeseydim." diye düşünebiliyor.
Üzerime bi şey döküldüğünde gerçekten önemsemiyorum o kadar çözümsüz bi şey değil. O gün her türlü bitecek, seni gören kişi kıyafeti öyle giymediğini anlıyordur herhalde. Anlamıyorsa da sorun sende değil ondandır bence :)
En garip sosyal paniklerden biri adını bilmediğin biriyle karşılamak ve maalesef başıma çok sık geliyor. Bazılarının adını hiç hatırlayamadan vedalaşıyorum.
Kulaklığın tek tarafı çalışıyorsa eğer o kulaklık benim için artık çöptür. Hayatta öyle dinleyemem bi şeyler. Beklediğin süre kadar hayal kırıklığı da büyüyor. Açlığın getirdiği gerginlik tavan yapmış. Biraz daha bekleyeceksin artık yapacak bi şey yok :)
Öğretmensin ama çoban gibi hissediyorsun nasıl takılmaz ki?
Her güne sürekli zam gelmiş bir şeylere uyanıyorsun hep diken üstündesin huzurun nasıl kaçmaz?
İnsan olmak çok zor, insan ilişkileri de karmaşık çünkü alanına saygı duymayı kimse bilmiyor bu ülkede. Sınırları bilmiyorlar, sen sormadan tavsiye vermeye bayılıyorlar vb. vb. huzur kaçırsan şeyler keşke 3-5 ile sınırlı olsaydı ama benim huzurum daha doğmadan kaçmış zaten.
Biri değildir. Diğer her şey huzur kaçırır.