İnsan gönderdiği mesajın tonunu ne kadar düşünürse düşünsün yazışma dili gerçekten sıkıntılı. Çünkü iletişimde aslında önemli olan ses tonu ve mimikler. Kelimelerin etkisi %7, ses tonu, vurgu, konuşma biçimi: %38ken mimikler ve beden dili etkisi %55. O yüzden aslında yazışma dili hiçbir zaman etki açısından gerçek bir iletişimin yerini alamayacak.
Birinin yüz ifadesini saatlerce analiz etmeye gelince açıkçası hiç takılmadığım şeyler. Eğer karşımdaki kişi çok fazla kaş kaldırıp, üstten üstte konuşan bir tipse zaten uzatmam muhabbeti bir daha da mümkün oldukça o kişiyle az iletişim kurarım. Mecbur değilsem zaten hiç kurmam :)
Küçük bir hatayı günlerce kafaya takabiliyorum maalesef. Hatta çoğu zaman geçmişi yeniden yeniden kafamda canlandırıp sinirleniyorum, üzülüyorum veya sorguluyorum. Keşke bunu yapmayı bırakabilsem.
Evet sizin çok fazla düşündüğünüz veya hiç umursamadığınız durumlar neler?
%100 umursamazım. Hayat bu kadar çok detaylı düşünmek için çok kısa. Zamanında kullandığım antidepresanın etkisi de olabilir. :P Eskiden çok ince düşünceli, incinsen de incitme, sana tokat atana diğer yanağını uzat, karşı tarafı kıracağına kafanı kır felsefelerini benimsediğim için gerçekten kafayı kırdım. Şimdi ise gidenlere üzülme, duysan da duyma, görsen de kör ol, kafaya her şeyi takma, söylenenleri çok büyütüp gereksiz anlamlar yükleme düşüncelerine sahip olmayı öğrendim yani zoraki öğretti hayat. Şimdi iyi ki delirdim de aklım başıma geldi diyorum. Zamanında kendimi yiyip bitirdiğim için o insan değilim artık. Dünya hassas kalplilere göre bir yer değil. Bu insanlar ya tamamen delirirler ya da akıllanmak zorunda kalırlar. Ortasını hiç görmedim.
"Zihin kendi başına bir dünyadır." (John Milton) Bu yüzden "Endişe, küçük bir şeye büyük bir gölge düşürür." (İsveç Atasözü)
Hani keşke çok kaygısız ve rahat bi insan olsaydım ama hayat şartları izin vermiyor.
Alışveriş yaparken fiyatlara mutlaka bakarım ve aynı sırada alışverişimin aşağı yukarı ne kadar tutacağını da hesaplarım. Umduğumdan fazla çıkarsa mutlaka fişe bakarım yoksa genelde toplam miktarı bildiğim için kontrol etmem.
Birinin yüz ifadesini saatlerce analiz etmeye gelince açıkçası hiç takılmadığım şeyler. Eğer karşımdaki kişi çok fazla kaş kaldırıp, üstten üstte konuşan bir tipse zaten uzatmam muhabbeti bir daha da mümkün oldukça o kişiyle az iletişim kurarım. Mecbur değilsem zaten hiç kurmam :)
Küçük bir hatayı günlerce kafaya takabiliyorum maalesef. Hatta çoğu zaman geçmişi yeniden yeniden kafamda canlandırıp sinirleniyorum, üzülüyorum veya sorguluyorum. Keşke bunu yapmayı bırakabilsem.
Evet sizin çok fazla düşündüğünüz veya hiç umursamadığınız durumlar neler?
Hani keşke çok kaygısız ve rahat bi insan olsaydım ama hayat şartları izin vermiyor.