İnsan kalabalıklar içinde de yalnız hisseder. Hele de siz sormadan akıl vermeye kalkan, sizi tavsiyelere boğan ve hayatınız & seçimleriniz & yöntemlerinizle ilgili yorumlarda bulunan insanlar arasında daha bi yalnız hissedersiniz. Bazen seviyorum kalabalık ortamlarda olmayı - aile & arkadaş ortamlarında - ama sonra kendi alanıma çekildiğimde verdiği huzur da tarifsiz oluyor açıkçası. Kendisi ile vakit geçiremeyen insanların kendileriyle ilgili ciddi sıkıntıları olduğunu düşünüyorum - psikolog değilim sadece yorumum. Sanırım ben ambivert olarak tanımlayabilirim kendimi. Ortada bi yerlerdeyim, içe dönük değilim ama her zaman dışa dönük de değilim. Bu yüzden kalabalıklar ortasında olmaktan daha çok seviyorum kendimle olmayı. Evet insanlar sosyal varlıklardır ve iletişim kurmadan yaşamak imkansız bir şey. Fakat o kalabalıklar çoğu zaman "oh bitti" sıradakine sabır ve tahammül depolama zamanı dedirtiyor her seferinde. İnsanların empati kurma konusunda da yetersiz olduklarını ciddi şekilde gözlemliyorum. Kendilerine bir şey olmasın, her fikirlerine, hobilerine veya inançlarına saygı duyulsun ve eleştirilmesin ama konu karşı taraf olunca nedense aynı şekilde bi hassasiyet gösterilmiyor. "Hayır" bir cevap olarak pek kabul edilmiyor mesela. Ya da kendi sevdikleri şeylerin başkaları tarafından sevilemeyeceği veya kabul görmeyeceği konusunda da bilinçleri yok. Sonuç olarak kalabalıklar tahammül, sabır ve aşırı bi anlayış gerektiriyor. Mecbur olmasam çok çok uzak duracağım da meslek icabı çok maruz kalıyorum. Bu yüzden her fırsatta kendimle vakit geçiriyorum sabır, tahammül ve anlayış depolayabilmek için...
Kafka der ki: "Yaşamın bana verdiği iki ders; çevreni gittikçe daralt, gereksiz kalabalıkların seni üzmesine izin verme." İnsan gençken keşke bu bilinçte olabilse. Gençken zamanın çok bolmuş gibi, herkese yetebilecekmişsin gibi geliyor. Etrafın kalabalıklaştıkça mutluluk duyduğunu sanıyorsun. Fakat sonra zaman geçiyor, ilginç ki bazı insanlar hala çok kalabalıkları seviyorlar. Böyle hep beraber olalım, her şeyi birlikte yapalım tarzı. Kriter altına yapılan yoruma tüm kalbimle katılıyorum. Yalnızlık bazı insanların ödünü kopartıyor sanırım. Fakat yalnızlık aslında özgürlüğün anahtarıdır. Arthur Schopenhauer'ın Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar kitabında da dediği gibi: 'Yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez. Kişi ancak yalnız olduğunda özgürdür çünkü.' :)