Yatağa yatmak 🛏️ vs Salağa yatmak 🥴
Üç maymunu oynayıp Oscar beklemek gibidir salağa yatmak ama bazen gerçekten gereklidir. O yüzden salağa yat, ruhun dinlensin arkadaşım. Boşver gitsin her şeyi. Vicdanın sesini de kıs oh mis aç konforun sesini. Dünyayı sen kurtarmayacaksın. Fazla dürüst olmak mutluluk getirmiyor, inanmıyorsan denemesi bedava, dene. Kaos her yerde, kaçmak zor ama olabildiğince uzak dur, kafan rahat olsun. Konuşulması gereken yerde sessize, hesap verilmesi gereken yerde uçak moduna geç gitsin. Güvenli oyna, her şeyi söylemek zorunda değilsin! Sonra da yatağa yat vücudun dinlensin. Gündüz aklına gelmeyen bütün sorunların gece vardiyasına başlamasına izin verme. Bir zamanlar verdiğin saçma bir cevabın yıllar sonra yeniden vizyona girmesine ne gerek var ki? Kendine yatırım yap, insanların negatifliğinden, toksikliğinden ve yılan dillerinden uzak dur ;)
Yatağa mı yatıyoruz, salağa mı yatıyoruz? Bence ikisi de :)
Gündüz üç maymun rolü, gece zihinde mahkeme,
Kim haklı, kim haksız yorma kendini bence.
Kapat dünyanın sesini, her meseleye atlama,
Ne de olsa dünya kimseye kalmamış baksana!
Yatağa yat, salağa yat, hayat zaten tiyatro,
Ne diyor Shakespeare: “Bütün dünya bir sahnedir, bir kişi birden çok rolü oynar.”
Kimseyi dert etme, bırak herkes kendiyle kalsın,
Sen uyu, dünya her türlü dönüyor,
Sabah kaos tüm ihtişamıyla seni bekliyor.
Kendini Geliştiren vs Ben Oldum Kafasında Olan
Belli bir zekanın üstündeki insanlar bilirler ki Üniversite bitirmek aslında bir başlangıçtır. Asıl öğrenme o zaman başlar çünkü bu durumun bir varış noktası yoktur aslında bitmeyen bir yolculuk gibidir. Keyiflidir de ama. İnsan mesleğini icra ederken, yeni şeyler öğrenir. Öğrendiğini pratiğe geçirirken başka keşifler yaparken bulur kendisini. Bu yolculuk yorucu olmamalı, insan dinlene dinlene yol almalı. Ben oldum kafasındaki insanlar gerçekten hayatın içinde çok fazla varlar ve onların üzülerek söylüyorum ki çok gelişmiş zekalara sahip olduklarını düşünmüyorum. Hata kabul etmekten aciz, her zaman doğrusunu bildiklerini düşünürler fakat hem komik hem de zavallı olduklarını düşünüyorum. Ek olarak bilimsel olarak sürekli yeni bir şeyler öğrenmenin insan beynine etkilerinin ne kadar muazzam olduğu da ayrı bir faydası. Eintein’ın da dediği gibi: “Entelektüel gelişim doğumda başlamalı ve yalnızca ölümle sona ermelidir.” Ek olarak Henry Ford’un şu cümlesi de burada yer alsın “Öğrenmeyi bırakan kişi, yirmisinde de olsa sekseninde de olsa yaşlanmıştır.” Sevgiler :)
Kendine İzin Ver vs Uzak Dur
İnsan kendine izin verme konusunda bazen gerçekten çok cimri davranıyor. Kendinize daha çok alan açıp, haksızlıklar etmemeniz lazım. İnsanları memnun etmeye ve mutlu etmeye adanmış bir hayat zamanla sizi tüketir. Dengeli olmak ise tabii ki en güzel. Ne paspas olmak ister insan ne de önüne gelen, ezen bir buldozer. O zaman ne yapmak lazım? Sınırları iyi belirlemek lazım. Bizim insanımız birçok konuda çok ısrarcıdır. Bir tabak daha yemek ye, biraz daha otur, biraz daha bana vaktini ayır. İşte bu noktada ne vicdan yapmalısınız ne de tahammül sınırlarınızın zorlanmasına izin vermelisiniz. Bugün yapabileceğim bu kadar diyebilmek gerçekten çok önemli.
Başkalarının değil sizin değerleriniz önemli bu yüzden aldığınız kararlar birilerini üzecek olsa da ne istediğiniz ve neye inandığınıza göre kararlar vermeniz gerekir. Söylemesi kolay biliyorum ama hayatınızın kontrolünü başkalarına bırakırsanız kendi hayatınızı başkalarına göre yaşamak zorunda kalırsınız. Şu anda bile öyle olabilir ama hiçbir şey için geç değil. Giden zamana üzülmek yerine var olan zamanınızı kurtarın. Hatalar yapmaktan da korkmayın, kimse mükemmel değil ve hatalar da insanın doğasında olan şeyler.