Dünya Tersine Dönse Vazgeçmem vs Vazgeç Gönlüm
İnsanlara kendini sevdirmeye çalışmaktan zaten istemesen de vazgeçiyorsan bi zamandan sonra. Hayatınızda iki hadi bilemedin 3 tane dostun varsa senden şanslısı yoktur. Bu konuda ben biraz şanslıyım herhalde en az 6 ismi gözüm kapalı sayarım. Onlara bir şey söylediğimde söylediğimi bile unutup ya neden söyledim ki şimdi bunu diye düşünmeden kafamı yastığa rahat koyduğum insanlar, iyi ki varlar. Şu yaşından sonra başka hiç kimse beni sevmese neden diye sorgulamam, olmaması daha mutlu eder hatta :D
Yazıma rahmetli İlber Hocamızın sözleri ile veda edeyim:
"Tanış olursun, arkadaş olursun ama dost kolay bulunmuyor. Dost dediğin, beraber güldüğün, beraber üzüldüğün insandır. İnsan ancak dostlarıyla ayakta kalır. Dostunuz yoksa bedbaht bir insansınız demektir. İnsan kardeşine karşı nasıl sorumluysa, zor zamanda dostuna karşı da öyle sorumludur. İnsanın insana sahip çıkmasından daha kıymetli şey az bulunur."
Ninja Kaplumbağalar vs Şirinler
Şirinler, Belçikalı çizer "Peyo" (Pierre Culliford) tarafından ilk olarak 1958 yılında çizgi roman olarak yayımlandı. 1981 yılında dünya çapında yayımlanan televizyon çizgi dizisi haline geldi. O zamandan beri de popülaritesini hala koruyor.
Şirinler ile alakalı bundan bi süre önce komünizm propogandası diye bir analiz ortaya çıktı duymuşsunuzudur. Yapımcısı da bildiğim kadarıyla bu konuyla ilgili bir yalanlama yapmadı. Peki nasıl benzerlikler var? Hiç para kazanamamaları; hepsinin hemen hemen eşit şartlarda yaşaması, her şeyi birlikte yapıyor olmaları, hepsinin benzer giyinmesi, herkesin bir görevi var hepsinin görevi de Marks'ın "herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre" yararlanalım teorisine birebir uyuyor.
Şirin Baba Karl Marks'ın sakalının aynısına sahip ve şapkasının kırmızılığı da ki sadece onunki kırmızı biliyorsunuz komünizmin rengini çağrıştırıyor. Gargamel ise marksist teoriye göre dini ve kapitalizmi temsil ediyor. Giydiği kıyafet rahip kıyafeti gibi, ayrıca şirinleri sürekli yakalamaya çalışıp altına çevirmeyi hayal ediyor. Kedi Azman da güçlü ülkelerin yanında yer alan küçük yandaş ülkecikleri temsil ediyor.
Tabii ki Şirinleri izleyip komünist olmadık ama onları izlerken hissetiğim şey mutluluk, birliktelik ve huzur oluyor açıkcası. Keyifleri her daim yerinde :)
Freddie Mercury vs Michael Jackson
Bohemian Rhapsody gerçekten empati kurunca insanı mahveden bir şarkıdır. Fakir bir insan ne yapsa toplum gözünde suçludur zaten. Bir insanın toplum gözünde suçlu olması için fakir olmasına da gerek yoktur ya zaten biraz aykırı, farklı ve onlara göre "değişik" ol tamam. Dışlanırsın, etiketlenirsin ve göze batarsın. Fakat fakirsen senin yaşamaya bile doğru düzgün hakkın yoktur.
Mama, just killed a man
Put a gun against his head, pulled my trigger, now he's dead
Mama, life had just begun
But now I've gone and thrown it all away
Mama, ooh, didn't mean to make you cry
If I'm not back again this time tomorrow
Carry on, carry on as if nothing really matters
Too late, my time has come
Sends shivers down my spine, body's aching all the time
Goodbye, everybody, I've got to go
Gotta leave you all behind and face the truth
Mama, ooh (any way the wind blows)
I don't wanna die
I sometimes wish I'd never been born at all.
Ne diyor şarkıda, keşke hiç doğmasaydım çünkü fakirim ve kimse için de önemli değilim. Fakir olmak tabii ki burada sembolik olarak kullanılmış olabilir çünkü toplumun beklentilerini karşılama konusunda da fakir olabilir insan.
Şarkının sonunda geçen
Nothing really matters, anyone can see
Nothing really matters
Nothing really matters to me
("Aslında hiçbir şey o kadar da önemli değil") ifadesi de aslında belirsizlikleri kucaklayan ve kaderci yaklaşan bir cümledir.
Kınamak, eleştirmek ve dışlamak o kadar kolay ki insanları. Sürü psikolojisine uyarsın bir tekme de sen vurursun ama hiç empati kurmazsın çünkü empati kurmayı denesen, anlamaya çalışsan bu durum seni korkutacak belki de. Bazı insanların hayatları çok zor, herkes ister toplum değer ve yargılarına uyup beladan uzak yaşamak fakat bu sanıldığı kadar pat diye olacak bir durum değildir her zaman.