Beyin yakan ve üstünde fikir yürütebileceğim filmleri çok seviyorum. Özellikle David Lynch ve Christopher Nolan'ın filmleri tam bana göre bu bakımdan. Kayıp Otoban, Mulholland Çıkmazı, Prestij ve Memento en sevdiğim filmleri bu yönetmenlerin. İçlerinde en tahmin edilebilir sonu olan Prestij de bile günlerce düşündüm durdum bu nasıl harika bir kurgu diye. Filmin sonu kısmına gelirsek mutlu sondan ziyade vurucu son benim için daha kıymetli. En basitinden Selvi Boylum Al Yazmalım'da birbirini seven çiftimiz finalde birbirine kavuşsaydı bu film bu kadar çok hafızalarımızda kalır mıydı tartışılır. Bazen mutsuz sonlar da film için gerekebiliyor bu örnekte olduğu gibi. Yoruma açık sonu ise sevmiyorum açıkçası. Kesin ve net bir son her zaman daha çok iz bırakır bende. Bir filmin en çok konuşulan kısmı sonu olduğu için vurucu sona sahip filmler favorim. Günlerce düşündürecek, bazen uyutmayacak ve yıllarca hafızamda kalacak kadar derin ve anlamlı olanlar yani.
Inception'ın sonundan nefret ediyorum. Söyleyeceklerim bu kadar -.-.
24.09.2026 - 17:23
[+] Cevaplar (4)
SosyolOrk :
Bence sonu çok açık, anlamamışsın demek ki. 😈😁
+karakutu :
SosyolOrk çocukların dedesi rolündeki adam anlatmasaydı arada kalmıştık, gerçek mi rüya mı diye 🤨
+Cimbomino :
karakutu Nolan bir röportajında finali izleyiciye bıraktığını, filmin sonunu kendisi de bilmediğini söyledi. Kısacası izlediklerin rüya mıydı gerçek miydi sen karar ver.