‹
›

Eşek şakası VS Aptal yerine konmak

Küratör: +karakutu

● 10.10.2026 - 10:52

#hayat
✍️ Bu Kriterya'daki Kritikler 👑 karakutu Cimbomino Fiona
%49
🔥 TREND
%51

Ağırlıklı ortalama. (Toplam 26 kişi oy kullandı)

Birinin bilmediği bir konu hakkında herkes birbirine bakıp gülümser, ama kimse ona gerçeği söylemez. 0% / 100%
Çok alıngansın, şakadan anlamıyorsun cümlelerine maruz kalır. 100% / 0%
Fiziksel olarak beklenmedik bir durumla karşılaşma durumu olabilir. 100% / 0%
Bir kişi karşısındakinin rahatsız olduğunu gördüğü hâlde şakasına devam eder 100% / 0%
Birine bilerek yanlış bilgi verilir, ardından o bilgiye inanması alay konusu yapılır 0% / 100%
Herkes bir sırrı biliyormuş gibi davranır ama aslında ortada sır yoktur. 0% / 100%
Yıllar sonra bile olay hatırlandığında rahatsız olunur. 46% / 54%

Kritikler

★ KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
3.5 / 5
+karakutu KÜRATÖR
16
İnsanlar gerçekten acımasızlar, hem de çok. Sırf canları sıkılıyor diye ne eşek şakası yapmaktan çekinirler ne de insanı aptal yerine koymaktan. Lisede çok zorbalandım ama bunların hiçbirini o zaman ciddiye almıyordum. Ya da almadığımı zannetmişim. Tuvalette üstüme su döküldü mesela, onlar deli gibi gülerken ben inanılmaz iğrenmiştim. Temiz su da olsa hoş değil. Telefonunu değiştiren bir arkadaşım mesajlar atıp korkutmuştu beni. Telefonumdan aileme mesajlar atılmıştı. Şimdi düşünüyorum da gerçekten keşke zamanında aksiyon alıp bu insanları çıkarsaydım hayatımdan. Gerçi artık çok yakın olduğumu da söylemem zaten. Olmak da istemiyorum. Bu yaşımda hala bunlar canımı sıkıyorsa demek ki gülünüp geçilecek şeyler değilmiş. Hatta şu da benim canımı sıkan bir diğer kötü anımdır. Lisede hiç makyaj yapmazdım. İçlerinden birinin evine oturmaya gittik. Önce kolama müsil koyduklarını fark ettim. Tabii ki içmedim. Sonrasında beni ikna ettiler hadi sana makyaj yapalım diye. Aynaya baktım palyaçodan beter etmişlerdi. Bir de makyajı yaparken “ay çok güzel oldun” gibi cümleler kurmaları da ayrı bi durum. Yüzümü yıkarken ağladım sinirden, onlar bilmezler tabii. Şu anki aklım olsaydı (17 yaşımdaydım) çekip giderdim o evden. Sürekli zorbalık ve sınır ihtilaline maruz kalmayı arkadaşlığın bir parçası sanmış olmam çok üzücü.

Bir keresinde kuzenimin de bir aptal yerine koyma durumunu yaşadım. Doğum günümü kutlamaya gelmişlerdi, ben de “iki tane sat hediye geldi bu yıl bana” diye kendimce çok memnun olmadığımı dile getirmiştim. Hediyeyi beğenmemek şımarıklık biraz ama saat takmayı hiç sevmiyordum o zamanlar. “Biz de sana saat aldık, ne olacak şimdi!?” dedi. Ben de “e tamam hadi verin saatimi” dedim bir süre sonra. Meğersem kendince dalga geçiyormuş. Neden ya, ben hiç anlamıyorum. Neden insanların duygularıyla bu kadar çok oynamayı seviyoruz, küçük duruma düşürmeyi seviyoruz. Çok aşağılık bir durum değil mi sizce de?

Şu anda işimden dolayı mecburi olarak içinde olmak zorunda olduğum bir topluluk var. Aralarında değer verdiğim insanlar az da olsa var. Fakat başka bir yere geçme durumumda neredeyse hiçbiri kalmayacak hayatımda. Olabildiğince uzak duruyorum insanlardan. İdare etmekten, aman kırılmasın kimse diye kendimi parçalamaktan yoruldum. 40 yaşında hala unutamamışsam ve en ufak bir şeyde tetikleniyorsam yaşattığınız travmalardan dolayı. Ben de gençtim ama hiçbirini küçük düşürecek bir eylemde bulunmadım.

Şakalardan nefret ederim, sebeplerini çok da merak etmeye gerek yok sanırım. :)
10.10.2026 - 10:53 (Düzenlendi: 10.10.2026 - 11:12)
[+] Cevaplar (3)
+Cimbomino : karakutu yaşadıklarınızdan dolayı çok üzüldüm, çok ağır gerçekten :(
+karakutu : Cimbomino yıllar geçiyor yarası geçmiyor :(
+Cimbomino : karakutu hem de hiç, dün gibi sanki :(
★ KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
3.0 / 5
12
Ben de kendi yaşadığım "aptal yerine konma" hikayemi anlatmak isterim. 10 yaşındayken İstanbul'dan İzmir'e taşındık. Çok sevdiğim bir ortamdan hiç sevemediğim bir ortama geçiş oldu benim için. Kuzenlerim can ciğer kuzu sarmasıyken ben yeni gelen elemandım. Mutsuz ve huysuz bir çocuktum ki çevremin de katkısı ve evinden ayrılma travmam vardı. Bu yeni ortamda çok içime kapanmıştım. Kuzenlerime bir türlü ısınamadım, onlar da beni sevmediler. Anneannemin yazlığına gittiğimizde tüm kuzenler mecburen toplanırdık. Ben köşede sessiz sedasız otururken iki kuzenim yanıma geldi. Bana sürekli anlayamadığım kelimeler söyleyip kahkaha attılar. "ılakezireg, kaynam, latpa, laşpaş" diyorlardı. Ne diyorsunuz anlamıyorum deyince daha çok gülüyorlardı. Onlar her güldüğünde: "Ben niye buradayım?, buraya neden geldik?, niye evime dönemiyorum?" gibi sorularla kendimi yiyip bitirirdim. İzmir'i hiç sevmedim hala da sevmiyorum. Elimde olsa İstanbul'a dönerim. Neyse, o kelimeler ne demek, bence anladınız. Tersten okununca "gerizekalı, manyak, aptal ve şapşal" demek. O kuzenlerimle mecburen görüşüyorum. Elimde olsa yüzlerine bile bakmayıp çeker giderim de arada büyükler var işte. Onlar yaptıklarından dolayı hatalı olmazlar ama ben araya mesafe koyarsam suçlu ilan edilirim. Sahipsizsen tekme atan çok olur, niye atıyorsunuz demek bile suç olur.
10.10.2026 - 11:55
[+] Cevaplar (1)
Fiona : Çocuklar ailelerinin yansıması gerçekten. Anne & baba olmak çok büyük sorumluluk fakat bunun bilincinde olan anne&baba sayısı gerçekten çok çok az.