Başrol sendromu VS Gerçeklik

Küratör: karakutu

16.06.2026 - 23:22

#hayat

%48 %52

Ağırlıklı ortalama. (Toplam 16 kişi oy kullandı)

İnsanların kendisi hakkında ne düşündüğünü daha çok merak eder. 100% / 0%
Uzun vadede daha istikrarlı ilerler. 0% / 100%
Kendini özel hissetmeye daha çok ihtiyaç duyar. 100% / 0%
Ayakları yere daha sağlam basar. 0% / 100%
Beklentilerini daha iyi yönetir. 0% / 100%
Eleştirileri daha kişisel algılar. 88% / 12%
Sürpriz hayal kırıklıklarıyla daha sık karşılaşır. 81% / 19%
Duşta ödül töreni konuşması yapar. 100% / 0%
indirim etiketlerini Oscar ödülünden daha heyecan verici bulur.. 0% / 100%
Duygusal bakış vs Mantıksal yön 13% / 87%

Kritikler

KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
5.0 / 5
karakutu
14
Herkes kendi hayatının başrolüdür tabii ki de fakat birçoklarının farkına varması gereken bir durum var: Dünya kimsenin etrafında dönmüyor. Çoğu insan kendisini dünyanın merkezinde sanıyor. Bu yüzden en önemli, en özel hatta en vazgeçilmez de O. Bir insanın başka insanlar tarafından sevilmesi ve değer görmesi kıymetlidir elbette. İşini iyi yapması, titiz ve sorumluluk sahibi olması da öyle. Fakat sen olmazsan da bir şeyler olmaya devam eder. Belki senin yaptığın gibi olmaz ama yine de olur :) Herkes SADECE kendi hikayesinin başrolü. Biz olmasak da hayat bir şekilde devam edecektir. Herkes bizi izlemiyor, bize bayılmıyor ya da herkes için özel ve önemli değiliz.

Bazı insanlar kalabalıklara bayılır. İlgi odağı olmaya ve birçok kişi tarafından aranılıp sorulmaya, hep bir yerlere davet edilmeye vb. Fakat zaman geçtikçe bazı insanlar hala hayatını böyle devam ettirirken bazı insanlar da aslında hayatı ne kadar kalabalıksa o kadar özgürlüğüne bir darbe olduğunu fark eder. Çok insan çok beklenti demektir aynı zamanda. O yüzdendir ki zaman zaman çok fazla kez şöyle bir dilek geçirdim içimden: “Sabah uyansam ve keşke herkes varlığımı unutmuş olsa.” Ütopik bir dilek ama dileğim ütopik olsa da kendi içime çekilmem ütopik olmadı. Bu da bana huzur getirdi. Kısacası az ama öz olmalı insanın hayatındakiler. Her şey kararında güzel. Herkese yetemeyiz ve aslında hiç kimsenin hayatında da başrol değiliz sadece yan rollerdeyiz, hatta figüranız :)
16.06.2026 - 23:24
KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
5.0 / 5
+Cimbomino
12
Bazı insanlar kendi hayatında bile bazen figüran olabiliyorken biz başkasının hayatında nasıl başrol olabiliriz ki zaten olmamalıyız. Herkesi yönlendirmeye çalışan, benim dediğim doğru, sen ne bilirsin tarzı konuşan, herkesi cahil kendini alim zanneden insanlardan kaçarım hep. Kendini yüceltir, etrafındakileri küçültür bu tarz insanlar. Kendini yüceltirken gözümde ne kadar küçüldüğünü bir bilseydi kendi haline şaşırıp kalırdı bu insanlar. Benim de hayatıma o kadar çok karışan oldu ki zamanında anlatamam. Seçeceğim bölüme, yapacağım mesleğe kadar karıştılar en yakınım dediklerim. İnsan kendi kararını veremeyecek, istediği hayatı yaşayamayacaksa neden var olsun ki? Bırakın da ben seçeyim istediğimi ve sonuçlarına da kendim katlanayım diye düşündüm hep. Çok şükür ki hayatta yaptığım seçimler her türlü baskı ve itiraza rağmen doğru çıktı ve artık hayatıma kimseyi karıştırmıyorum. Kendi sahnemin başrol oyuncusuyum bundan böyle.
16.06.2026 - 23:55
KRITERYA ONAYLI
★★★★★
★★★★★
5.0 / 5
+Literature Queen
11
Sosyal medyanın başrol sendromuna etkisinin çok büyük olduğunu düşünüyorum çünkü herkes hayatıyla ilgili bir şeyler paylaşıyor. Hatta bu paylaşım öyle bir hale geliyor ki artık kendi yaşamına ait ne varsa gözler önüne seriyor. Bir diğer deyişle teşhir ediyor adeta ne var ve yoksa. Bu da bi nevi hastalık boyutuna geldi artık. İkili yaşamlar sürer oldu insanlar. Bir kamera önü bir de kamera arkası. Çok sevdiğim Amerikalı sosyolog Erving Goffman teorisine göre de şöyledir durum: İnsanların bir sahne önü bir de göstermediği sahne arkası performansı vardır. Sahne arkasını kendisine saklar, neredeyse kimse ile paylaşmaz çünkü orası onun güvenli alanı. Kimseler bilmemeli ki hayatta kalmalı. Sahne önü ise maskemizi takarak topluma sunduğumuz kendimizdir. Sosyal medya da bu hale geldi. Her şey çok yolunda, çok mükemmel ve inanılmaz mutluyum nispetlerinden tut da bugün çok mutsuzum paylaşımları ile "Ne oldu?" diye sorana "Konuşmak istemiyorum" gibi absürt cevaplar verenlere kadar değişik bir mecra oldu. Herkes bir şekilde birilerinin hayatında sahte mutlulukları veya sahte hayat gündemleri ile yer almaya çalışıyor. Herkes başrol olmak için çırpınıyor ama dünya sadece güneşin etrafında dönüyor :)
17.06.2026 - 00:00