İnsan istediği saatte uyuyup istediği saatte uyanabilse keşke fakat bizi illa bir kalıba sokmuşlar. İlk ne zaman başlamış bilemiyorum ama olmuş işte. Dünyada bu kadar çok kaynak varken, birileri tekeline almış ve pastanın en büyük payını kapmış geri kalan insanlar da çırpınıp duruyorlar. Kölelik ortadan kalktı demesin kimse. Asgari ücretle çalışanları geçtim, birçok meslek grubu bile modern köleler. Ucu ucuna süren yaşamlarla dolu dünya. Birileri daha rahat ve daha ferah yaşasın diye başka birileri saat 5lerde 6larda 7lerde kalkıp yollara düşüyor, saatlerce çalışıp evine döndüğünde hayatı ise kaçırıyor. Sonra geriye dönüp baktığında mezar taşına yazabileceğin 2 kelimesi bile olmadığını görüyor. Yaşanmamış hayatlarla dolu dünya. İrlandalı Oscar Wilde der ki: "Yaşamak çok nadir rastlanan bir şeydir; insanların çoğu sadece var olur, hepsi bu." Ve tabii dünyadan hiçbir iz bırakmadan bir yolcu gibi geçip gittiği için var da olmuyorlar aslında. Ne yaşıyorlar ne de var oluyorlar, bir ağacın yaprağı gibi oradan oraya savrularak yok oluyorlar.
Gecenin büyüsü alıp götürürse seni bir yerlere, hiç itiraz etme. Bil ki o büyüyü bir daha asla bulamazsın. Sakın onu, gündüzün karanlığına değişme. İnsanların arasında kuru bir karanlıkta sıkışıp kalırsın.