Bir çocuğa baktığımızda onun aslında ailesinin bir yansıması olduğunu görebiliriz. Mutsuz ve boşanmış bir ailenin çocuğu da mutsuz, evliliği mutlu devam edebilen bir ailenin çocuğu mutludur genelde. Boşanmış aile çocukları, daha somut dönemde olup soyut durumları algılayamadıkları için hep kendilerine yönelik düşünürler. Anne ve babasının boşanma sebebinin kendileri olduğunu düşünerek kendilerini suçlarlar ve genelde kendilerine yönelik değersizlik hissi ve özgüven eksikliği yaşarlar. Bu gibi olumsuz duygular gelecekteki yaşamı da olumsuz etkileyebilir çoğu zaman. Potansiyelinin hiçbir zaman farkına varamayabilir, başkaları kendilerini yüceltirken onlar kendilerini bir şekilde aşağı çekebilirler. Bu da zamanla anksiyete, depresyon, panik atak, bipolar bozukluk gibi ağır psikolojik sorunlara yol açabilir. Bu kişiler ileride aile kurmakta zorlanabilir hatta ömürleri boyunca yalnız da yaşayabilirler. O kadar çok yalnız kalmışlardır ki aile olmanın ne demek olduğunu zaten öğrenemeyebilirler. Hele ki beraber büyüyeceği kardeşleri de yoksa bu yükü sadece kendileri taşıdıkları için hep yalnız kalmak isteyebilirler. Hiçbir zaman tam bir birey olamayabilirler. Hep bir tarafları eksik kalabilir. Yeterince anne ve baba sevgisi alamayan bireyler ya çok yanlış kararlar verip sürekli partner değiştirebilir ya da yalnızlığı tercih edebilir.
Anne ve baba olmadan önce çiftlerin çok ciddi bir şekilde buna hazırlıklı olması, evliliğin oturması ve çocuğun geleceğini düşünerek hareket etmesi gerekir bence. Evliliği düzgün götürebilen, birbirinden son derece emin ve güvenli çiftler bir çocuğun sorumluluğunu alabilir. Evliliği yolunda gitmeyen ve onu kurtarmak için bebek düşünen çiftler hem kendilerine hem de o bebeğe zarar vermektedir. Bir bebek evliliği kurtarma aracı değildir. Aksine bu tarz çiftlerin bebeği değil, boşanmayı düşünmeleri daha sağlıklı olacaktır. Her çocuk anne ve babasıyla mutlu bir ortamda büyümeyi hak eder. Sürekli huzursuz ve kavgalı bir ortamda hangi çocuk mutlu olabilir. Çocuk olduktan sonra da boşanma kararı hemen alınmamalı ve çocuğun onun için ani olan bu kararı anlayabileceği yaş beklenmeli ya da uzman bir pediatristten destek alınmalıdır. Aksi takdirde yukarıda bahsettiğim durumlar yaşanabilir. Unutmayın o çocuk sizin vesilenizle bu dünyaya geldi ve yine sizin yüzünüzden hayatı mahvolabilir. O yüzden bir çocuk sahibi olmak büyük sorumluluk demektir. Çok uç bir örnek de olsa çocuğunuz sevgisizlikten psikopat da olabilir ya da kendine son derece güvenen bir kahraman da olabilir. Bu tamamen aileye göre şekillenir diyemeyiz belki ama en azından bunun tohumları ailede atılır. O yüzden o tohumlara çok dikkat etmek gerekir.
+Cimbomino :
George Elliot ailesinin boşanması yüzünden sürekli kendini suçlayan çocuklara Can Dostum filminde Sean'ın sarıldığı gibi "Bu, senin suçun değil." deyip sarılmak istiyorum.
Anne babaların ayrılırken düşman olmamaları ve çocukları için bazı fedalarlıkları göze alabilmeleri gerekir. Çekişmeli ve nefret dolu eylemler çocuklara çok zarar veriyor maalesef. Eşinden ayrılan adam veya kadın - çocuklar çok yüksek oranda anneye veriliyor - çocuklarını da boşuyor gibi davrandıkları zaman çok vahim bir durum oluyor çünkü bazı ebeveynler o çocukları ile hiç görüşmeden, hiç sorumluluk almadan hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. İşte bu durumlarda durum gerçekten acı verici oluyor. Bir öğretmen olarak gözlemlediğim kadarıyla boşanmış anne baba veya ebeveynlerinden biri vefat etmek olan öğrencilerim sevgiye çok muhtaç oluyorlar. Bazıları içine kapanık, kırılgan ve son derece depresif de oluyorlar. Bu gözlemlerimi özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerine dayanarak söylüyorum. Liseye gelen öğrenci biraz daha artık kabullenmiş, kendi hayatını kurma telaşesine düşüyor oluyor. Ergenlik sürecini de atlattığı için farklı bir noktada oluyor.
TÜİK’in 2024 Boşanma İstatistiklerine göre:
Boşanma sonucu 186.536 çocuk velayete verildi.
%74,4'ünün velayeti anneye
%25,6'sının velayeti babaya verildi. Ayrıca anneye verilen tek velayet birçok ülkede babaya verilen tek velayetten daha yaygın.
Bazı ülkelerde ortak velayet / ortak ebeveynlik zorunlu halde. 50/50 her iki ebeveynde çocuklarından sorumlu olmak zorunda. Bizim ülkemizde nafaka verme olayı bile düşükken, ortaklık biraz sıkıntılı olur gibime geliyor. Çocuğa verilen nafaka ile ilgili daha sıkı takip edilme olmalı ve caydırıcı sağlam cezalar gelmeli. Belki vardır bile bilemiyorum ama kadınlar genelde kurtulduklarına şükrettikleri için pek peşine düşmüyorlar gibime geliyor açıkçası.
Anne ve babasıyla sağlıklı ve huzurlu bir ortamda büyüyen bir çocukla, ailesi dağılmış ve iki arada bir derede kalmış bir çocuğun hayatı asla bir değildir. Bazı boşanmış ebeveynler, çocuğun psikolojisini anlamadıkları gibi bir de çocuğu intikam silahı olarak kullanabiliyor. Şunu yap yoksa çocuğu göstermem, bunu yap yoksa çocuğu kaçırırım gibi tehditlerle sadece eski eşlerine değil, çocuklarına da daha fazla psikolojik şiddet uygulayabiliyor. Eski eşe zarar vereyim derken asıl çocuklarına zarar veren bu kişilere, keşke hiç anne ya da baba olmasaydı diyesim geliyor. Çünkü gerçekten çocuğunu seven insanlar böyle davranmaz, ilk önce çocuğunu ve onun mutluluğunu düşünür. Bu kişiler, sözde çocuğunu çok sever. Ama en çok da can yakan onlar olur. Olan yine masum çocuklara olur.
Boşanmış aile çocuklarının içinde hep bir boşluk kalır ve bu boşluk genelde hiç dolmaz. Çocuklukta yaşanan olaylar daha kalıcı ve unutulmaz olduğu için ne bir sevgili ne bir dost ne de bir evlat anne-babasızlığın yerini alabilir. Hep bir özlem, hayal kırıklığı ve hiçbir zaman var olamama hissi. Bir tarafa gitsen de yarımsın öteki tarafa gitsen de. Tarif edilmez, yaşanır. Allah hiçbir çocuğa yaşatmasın.
Anne ve baba olmadan önce çiftlerin çok ciddi bir şekilde buna hazırlıklı olması, evliliğin oturması ve çocuğun geleceğini düşünerek hareket etmesi gerekir bence. Evliliği düzgün götürebilen, birbirinden son derece emin ve güvenli çiftler bir çocuğun sorumluluğunu alabilir. Evliliği yolunda gitmeyen ve onu kurtarmak için bebek düşünen çiftler hem kendilerine hem de o bebeğe zarar vermektedir. Bir bebek evliliği kurtarma aracı değildir. Aksine bu tarz çiftlerin bebeği değil, boşanmayı düşünmeleri daha sağlıklı olacaktır. Her çocuk anne ve babasıyla mutlu bir ortamda büyümeyi hak eder. Sürekli huzursuz ve kavgalı bir ortamda hangi çocuk mutlu olabilir. Çocuk olduktan sonra da boşanma kararı hemen alınmamalı ve çocuğun onun için ani olan bu kararı anlayabileceği yaş beklenmeli ya da uzman bir pediatristten destek alınmalıdır. Aksi takdirde yukarıda bahsettiğim durumlar yaşanabilir. Unutmayın o çocuk sizin vesilenizle bu dünyaya geldi ve yine sizin yüzünüzden hayatı mahvolabilir. O yüzden bir çocuk sahibi olmak büyük sorumluluk demektir. Çok uç bir örnek de olsa çocuğunuz sevgisizlikten psikopat da olabilir ya da kendine son derece güvenen bir kahraman da olabilir. Bu tamamen aileye göre şekillenir diyemeyiz belki ama en azından bunun tohumları ailede atılır. O yüzden o tohumlara çok dikkat etmek gerekir.
TÜİK’in 2024 Boşanma İstatistiklerine göre:
Boşanma sonucu 186.536 çocuk velayete verildi.
%74,4'ünün velayeti anneye
%25,6'sının velayeti babaya verildi. Ayrıca anneye verilen tek velayet birçok ülkede babaya verilen tek velayetten daha yaygın.