Şimdi eğri oturalım doğru konuşalım Hollywood denildiğinde nedense akla ilk gelen isimlerden biri her zaman Daniel Day-Lewis olmaz. Halbuki kendisi En İyi Erkek Oyuncu kategorisinde 3 Oscar kazanan tek aktördür. Hem de Oscar’ın gerçekten hak edilene verildiği zamanlarda aldı Oscarları. Öyle mesela Adrien Broody gibi ikisi de Yahudi olan bir rolle almadı. Yani gerçekten hak ettiği için mi aldığını düşünüyor diye soracağım ama komik olacak. Tabii ki hak ettiğini düşünüyor. İyi bir oyuncu olabilir ama iki Oscar’ı da biliyorsunuz bir Yahudi’yi canlandırarak aldı.
The Pianist (2002)
The Brutalist (2024)
Ben Adrien Broody çok severdim ama bu olaydan dolayı kendisinden inanılmaz soğudum. Bu yüzden bu kritiğimin konusu çoğunlukla Daniel Day-Lewis olacak. Kendisi tam 6 kere Oscar’a aday gösterildi ve yazımın başında da dediğim gibi 3 kere kazandı.
Kazandığı filmler:
My Left Foot - Sol Ayağım (1990): Gerçek hayattan uyarlanan, serebral palsili yazar ve ressam Christy Brown'ı canlandırdı. IMDB puanı: 7.8/10. 100bine yakın bir oylama olmuş.
There Will Be Blood - Kan Dökülecek (2008): Sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilen acımasız petrol zengini. Puanı: 8.2/10. 713 bin kişi oylamış.
Lincoln (2013): ABD Başkanı Abraham Lincoln'ü canlandırdığı performansıyla üçüncü Oscar'ını kazandı. IMDB puanı 7.3/10. 286bin kişi oylamış.
Damiel Day-Lewis kelimelerle anlatılmaz. İnanılmaz bir performans ve muazzam bir oyunculukla efsane bir aktördür. Metod oyunculuğunu benimsemiştir. Ne demek peki? Kendisi çekimler başlamadan haftalar hatta aylar önce karakteri yaşamaya ve özümsemeye başlar ve çekimler boyunca karakterinden çıkmamaya çalışır. Çıkmamaya çalışırın ötesinde çıkmaz hatta. Lincoln filminin çekimleri boyunca çekim ekibi bir yana filmin yönetmeni Steven Spielberg bile kendisine çekimler boyunca Mr. President (Başkan Bey) olarak seslenmiştir. Ayrıca karaktere uygun görünmek için bedenini değiştirmekten hiç çekinmez. Daniel-Day Lewis rol yapmaz, çekimler boyunca karakterin ta kendisi olur. O yüzden hiçbir zaman aynı kişiyi izlemezsiniz. Art arda 2 filmini izleyin ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız :)
Daniel Day-Lewis bir işin nasıl yapılması gerektiği konusunun tam anlamıyla ete kemiğe bürünmüş hali. Popüler kültürün kölesi değil. Hayatını gayet sıradan herkes gibi sürdüren bir insan. Ben onun günlük hayat fotoğraflarına baktığımda çok şaşırmıştım çünkü kendisi oynadığı karakterden çok ayrı, bambaşka biri. Kısacası adam işini yapıyor, alkışını topluyor, bazen ödülünü kazanıyor sonra da hayatına devam ediyor. Her gün haber olayım, likelar alayım, hiç gündemden düşmeyeyim gibi bi derdi yok. Ünlü ama ünlü gibi olmayanlardan. O da ne demekse, anladınız siz işte :)
Adrien Broody 2 kere Oscar ölüdü aldı. İkisini de bir yahudiyi oynayarak aldı. Piyaniste puanım 10, fakat Brutalist süper oyunculuğuna rağmen 1. O yüzden pek seçici olduğu söylenemez.
The Pianist (2002)
The Brutalist (2024)
Ben Adrien Broody çok severdim ama bu olaydan dolayı kendisinden inanılmaz soğudum. Bu yüzden bu kritiğimin konusu çoğunlukla Daniel Day-Lewis olacak. Kendisi tam 6 kere Oscar’a aday gösterildi ve yazımın başında da dediğim gibi 3 kere kazandı.
Kazandığı filmler:
My Left Foot - Sol Ayağım (1990): Gerçek hayattan uyarlanan, serebral palsili yazar ve ressam Christy Brown'ı canlandırdı. IMDB puanı: 7.8/10. 100bine yakın bir oylama olmuş.
There Will Be Blood - Kan Dökülecek (2008): Sinema tarihinin en etkileyici performanslarından biri olarak kabul edilen acımasız petrol zengini. Puanı: 8.2/10. 713 bin kişi oylamış.
Lincoln (2013): ABD Başkanı Abraham Lincoln'ü canlandırdığı performansıyla üçüncü Oscar'ını kazandı. IMDB puanı 7.3/10. 286bin kişi oylamış.
Damiel Day-Lewis kelimelerle anlatılmaz. İnanılmaz bir performans ve muazzam bir oyunculukla efsane bir aktördür. Metod oyunculuğunu benimsemiştir. Ne demek peki? Kendisi çekimler başlamadan haftalar hatta aylar önce karakteri yaşamaya ve özümsemeye başlar ve çekimler boyunca karakterinden çıkmamaya çalışır. Çıkmamaya çalışırın ötesinde çıkmaz hatta. Lincoln filminin çekimleri boyunca çekim ekibi bir yana filmin yönetmeni Steven Spielberg bile kendisine çekimler boyunca Mr. President (Başkan Bey) olarak seslenmiştir. Ayrıca karaktere uygun görünmek için bedenini değiştirmekten hiç çekinmez. Daniel-Day Lewis rol yapmaz, çekimler boyunca karakterin ta kendisi olur. O yüzden hiçbir zaman aynı kişiyi izlemezsiniz. Art arda 2 filmini izleyin ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız :)