Tatlı Hayat; sıcaklık ve samimiyet kokan, kavgalarıyla sevgileriyle doğal insan ilişkilerini barındıran, evin annesi evimizin annesiymiş, evin oğlu bizim oğlumuzmuş gibi hissettiren ender dizilerdendi. O yüzden her zaman onu bambaşka bir yere koyarım. Haluk Bilginer'in unutulmaz İhsan Yıldırım tiplemesi de unutulmazlarım arasında. O kadar gerçekçi ki cidden kendisine gıcık oluyorsunuz. O da sizi tanısa muhtemelen size gıcık olur 😂 Tekrar tekrar izlenesi ve gülünesi.
Avrupa Yakası; marjinal,daha önce görülmemiş, özgün ve çok renkli tiplemeleriyle akılda kalan bir dizi. Her tipleme cidden çok başarılı. Oyuncular yıkılıyor. Her biri mükemmel ve yepyeni bir karakter koyuyor önümüze. Ama işte koca bir ama. Samimiyet ve doğallık bulamadım hiçbir zaman bu dizide. Evet güldürüyor, eğlendiriyor ve zaman su gibi akıp gidiyor. Bana o sıcaklık geçmiyor bir türlü. Belki de oyuncuların komik olsun diye yaptıkları aşırı mimik ve hareketlerini kendime yakın bulamadım mı bilemiyorum hadi bi daha oturayım da izleyeyim diye hiç düşünmedim.
Tatlı Hayat; adeta sıcak bir çorba gibi içtin mi içesin gelir, tadına doyamazsın. Sıcaklığı içine işler, bırakamazsın. Tadı damağında kalır. İşte öyle bir dizi.
Avrupa Yakası; çok renkli bol malzemeli bir salata gibi, her bir malzemeden ayrı bir tat alırsın. Hepsini tattıktan sonra yeterli bu kadar deyip masadan doymadan kalkarsın. İşte o da öyle bir dizi.
Avrupa Yakası (2004-2009) IMDB'de 24bin kişi tarafından 8.6/10 olarak oynamış.
Tatlı Hayat (2001-2004) ise 8.4bin kişi taradından 8.4/10 olarak oynlanmış.
Tatlı Hayat'ı çok fazla izlemedim. Eski dizilere bayılırım bu yüzden bi ara birkaç bölümünü youtubedan izleyebilirim.
Benim gözümde Haluk Bilginer ve Celal Kadri Tatlı Hayat'ı sırtlayan oyunculardı, Avrupa yakasında da oynamış olsalardı bunları hiç konuşmazdık sanki :)
02.07.2026 - 12:20
[+] Cevaplar (2)
+Cimbomino :
Evet Avrupa Yakası'nın kadrosu çok zengin. Bazen hangi karaktere güleceğini şaşırıyorsun. Ama işte bana o sıcaklık geçmiyor. Malzemesi bol bir soğuk meze gibi. Yedikçe yersin ama tek başına doyurmuyor.
+Murphy :
Cimbomino Evet anlayabiliyorum, o açıdan Tatlı Hayat bana da daha samimi geliyor.
Avrupa Yakası; marjinal,daha önce görülmemiş, özgün ve çok renkli tiplemeleriyle akılda kalan bir dizi. Her tipleme cidden çok başarılı. Oyuncular yıkılıyor. Her biri mükemmel ve yepyeni bir karakter koyuyor önümüze. Ama işte koca bir ama. Samimiyet ve doğallık bulamadım hiçbir zaman bu dizide. Evet güldürüyor, eğlendiriyor ve zaman su gibi akıp gidiyor. Bana o sıcaklık geçmiyor bir türlü. Belki de oyuncuların komik olsun diye yaptıkları aşırı mimik ve hareketlerini kendime yakın bulamadım mı bilemiyorum hadi bi daha oturayım da izleyeyim diye hiç düşünmedim.
Tatlı Hayat; adeta sıcak bir çorba gibi içtin mi içesin gelir, tadına doyamazsın. Sıcaklığı içine işler, bırakamazsın. Tadı damağında kalır. İşte öyle bir dizi.
Avrupa Yakası; çok renkli bol malzemeli bir salata gibi, her bir malzemeden ayrı bir tat alırsın. Hepsini tattıktan sonra yeterli bu kadar deyip masadan doymadan kalkarsın. İşte o da öyle bir dizi.
Tatlı Hayat (2001-2004) ise 8.4bin kişi taradından 8.4/10 olarak oynlanmış.
Tatlı Hayat'ı çok fazla izlemedim. Eski dizilere bayılırım bu yüzden bi ara birkaç bölümünü youtubedan izleyebilirim.
Doktor: “Hamileymişsiniz.”
Burhan: “Haaa… Kimdenmiş ki?”