← Geri Dön

a weary teacher

Kıdemli Eleştirmen
504 KRİTİK PUANI
🔥 TRENDİST x1
Takip Takipçi
A teacher, a weary one obviously.

ÜYE PROFİLİ


Kayıt: 12.05.2026

⭐ Yıldızlı Kritikleri

Analı Babalı Büyüyen Çocuk vs Boşanmış Aile Çocuğu
Anne babaların ayrılırken düşman olmamaları ve çocukları için bazı fedalarlıkları göze alabilmeleri gerekir. Çekişmeli ve nefret dolu eylemler çocuklara çok zarar veriyor maalesef. Eşinden ayrılan adam veya kadın - çocuklar çok yüksek oranda anneye veriliyor - çocuklarını da boşuyor gibi davrandıkları zaman çok vahim bir durum oluyor çünkü bazı ebeveynler o çocukları ile hiç görüşmeden, hiç sorumluluk almadan hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. İşte bu durumlarda durum gerçekten acı verici oluyor. Bir öğretmen olarak gözlemlediğim kadarıyla boşanmış anne baba veya ebeveynlerinden biri vefat etmek olan öğrencilerim sevgiye çok muhtaç oluyorlar. Bazıları içine kapanık, kırılgan ve son derece depresif de oluyorlar. Bu gözlemlerimi özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerine dayanarak söylüyorum. Liseye gelen öğrenci biraz daha artık kabullenmiş, kendi hayatını kurma telaşesine düşüyor oluyor. Ergenlik sürecini de atlattığı için farklı bir noktada oluyor.


TÜİK’in 2024 Boşanma İstatistiklerine göre:
Boşanma sonucu 186.536 çocuk velayete verildi.
%74,4'ünün velayeti anneye
%25,6'sının velayeti babaya verildi. Ayrıca anneye verilen tek velayet birçok ülkede babaya verilen tek velayetten daha yaygın.
Kronik Stres vs Akışına Bırakmak
İnsanların çok fazla streslenmeme sebep olduğunu fark ettim son zamanlarda ve bu durumu çözebilmek için sağlam adımlar attığımı düşünüyorum. Hiç bilmediğim yeni bir durumla karşı karşıyayım ama çok mutlu ve huzurluyum. Yolda nasıl olacağını göreceğiz. Daha özgür hissediyorum. Bazen konforlu olan şeyler aslında çok da stresli oluyor çünkü sürekli yaptıklarınıza müdahale eden veya sorgulayan insanlar var tepenizde. Fakat şimdi konfor alanımda olmamama rağmen hissettiğim duygular inanılmaz güzel. Bu yüzden hiç bilmediğiniz bir yola adım atmaktan korkmayın :)
Detachment (Kopma) vs Monsieur Lazhar (Canım Öğretmenim)
Bir öğretmen olarak Eğitim ve Öğretim ile alakalı çok fazla film izledim. Detachment onlardan biri. Umutsuz, karamsar ve insana birçok şeyi sorgulatan film. Öğretmen rolünde Adrien Broody’i görüyoruz.

Eğitim hakkında umut verici pek çok filmin aksine “Detachment” (2011), izleyicilerine eğitimin diğer yüzünü gösterir. Film temelde Amerika Birleşik Devletleri’ndeki devlet eğitim sisteminin bir eleştirisidir. Olaylar bir lisede geçer ve hikâye, Henry Barthes’ın özellikle öğrencilerin müfredata yetişmesini sağlamak amacıyla vekil öğretmen olarak işe alınmasıyla başlar. Öğrencilerin hepsi müfredatın gerisindedir ve okul müdürü, özel bir eğitim ideolojisine sahip olmadığı için yalnızca kendi konumunu koruyabilmek adına okulun başarısını önemsemektedir. Bence bu, okuldaki eğitimin en büyük hatasıdır: Çocukların ilgi alanlarını ve yeteneklerini keşfetmelerine izin vermemek, isteyip istemediklerine bakmaksızın hepsine aynı dersleri vermektir. Müdürün müfredata sıkı sıkıya bağlı olmasına rağmen Henry, önerildiği gibi onu harfiyen uygulayan bir öğretmen değildir. Onun için önemli olan, çocukları içinde bulundukları durumdan kurtarmaktır. Daha en başından Henry, yalnızca bir kuralı olduğunu söyler: Öğrenciler istemiyorlarsa derse gelmemelidir; çünkü gerçekten kendilerini geliştirmek isteyen çocuklarla ilgilenmek istemektedir. Belki haklıdır, belki değildir; fakat okuldaki öğrenciler yalnızca akademik eksikliklere değil, aynı zamanda davranış bozukluklarına da sahiptir. Bu nedenle Henry, kendilerine bir şeyler katmayı arzulayan çocuklarla ilgilenmeyi seçer.

Henry bir öğretmen olarak anlamı kendi yöntemiyle oluşturmaya çalışır. Öğrencilerinin yazdığı kompozisyonları sınıfta yüksek sesle okur; bu da, çalışmalar saçma ya da anlamsız olsa bile onların emeklerine değer verdiğinin bir göstergesidir. Ayrıca İşini yaparken öğrencileriyle iletişim kurmanın bir yolunu bulur. Örneğin, çocukların dikkatini çekmek için bilinçli olarak argo bir dil kullanıyor gibi görünür ve bu işe yarar. Bir şekilde kendisi ile öğrencileri arasında bir köprü kurar. Okuldaki son gününü açıkladığında çocuklar buna gerçekten üzülürler.
Filmin en önemli sahnelerinden biri, Bay Mathias’ın öğretmenlere yeni bir yöntem hakkında konferans vermeye gelmesi ve okulu bir işletme olarak değerlendirmesi üzerine öğretmenlerin ona tepki göstermesidir. Öğretmenlerin her birinin kendine özgü bir eğitim ideolojisi vardır; ne kadar kendi sorunları olsa da bu ideolojiyi sorunlarından uzak tutmaya çalışırlar. Öğrenciler akademik gelişime tamamen ilgisiz olsalar bile, onlara faydalı olmak için ellerinden geleni yaparlar.

Meredith filmin önemli karakterlerinden biridir. Sanata ilgi duymaktadır ve gerçekten de çok yeteneklidir. Ancak babası onun yeteneğini hiçbir zaman takdir etmez ya da hayallerini desteklemez. Hatta görünüşü nedeniyle onu küçümser. Ne yazık ki sonunda çözüm olarak intiharı görür ve öğretmenleri ile arkadaşlarının önünde kendini öldürür. Bu yıkıcı olay Henry’yi derinden sarsar. Film boyunca eğitim sistemiyle ilgili her şeyi eleştirir ve çocuk yetiştirmede ebeveynlerin rolünü de göz ardı etmez.

Henry, Meredith’in ölümünden dolayı kendini suçlu hisseder, hatta bu sorumluluk uğruna kendi içinde bulunduğu durumdan kurtulur ve öğrencilerini de aynı şekilde kurtarmaya çalışır. Okullar, öğretim programı, pedagojik uygulamalar ve değerlendirme etkinlikleri sunmaları açısından önemlidir. Okullar çocukları hayata hazırlamalıdır. Sadece akademik açıdan değil; psikolojik, kişisel ve sosyal açıdan da. Meredith arkadaşları tarafından sürekli zorbalığa uğrar. Onu anlayan bir ailesi, hatta arkadaşları bile yoktur. Bu yüzden kendisi için en kolay ve en iyi yolun bu olduğuna inanarak bu seçimi yapar.

Filmde beni gerçekten etkileyen bir diğer konu ise Henry’nin Erica’nın seçimlerine saygı duyması ve onu eleştirmemesi ya da küçümsememesidir. Bu tutum, Erica’nın kendisi için doğru olanı seçmesine ve fuhuşu bırakmasına yol açar. Henry sayesinde Erica devlet koruması altında yaşamını sürdürür. Henry onun hayatını olumlu yönde değiştirir; öğretmenlerin de yapması gereken budur. Koşullar ne kadar zor ve karamsar olursa olsun öğretmenler gençlere rehberlik etmeli ve onlara rol model olmalıdır.

Son olarak, öğretmenlerin öğrencileriyle iletişim kurmanın her zaman bir yolunu bulmak için çaba göstermeleri gerektiğine inanıyorum. Onlara öğretmek ve onları eğitmek için kalplerine dokunmaları gerekir. Kendi ideolojilerinden vazgeçmemelidirler; çünkü bunu yaptıkları anda gelecek hakkında umutlarını kaybetmiş olurlar. Film son derece karamsar olsa da, Erica örneğinde olduğu gibi içinde yine de umut tohumları bulunduğunu düşünüyorum.

“Monsieur Lazhar” (2011) ise Kanada yapımı, Fransızca çekilmiş bir dram filmidir. Film, Bashir Lazhar adlı tiyatro oyunundan uyarlanmıştır. En İyi Uluslararası Film dalında Akademi Ödülü'ne (Oscar) aday gösterilmiştir. Bu film de Detachment gibi bilinen umut dolu diğer filmlerin aksine karamsar ve duygusal bir film. Ama kesinlikle izlemeye değer.

Film, Montreal'deki bir ilkokulda yaşanan trajik bir olayla başlar. Öğrenciler okula geldiklerinde öğretmenlerini bir sınıfta intihar etmiş halde bulurlar. Aslında öğretmeni bulan çocuk sanırım onu şikayet eden çocuktu. Öğretmen bunu biraz ayarlamış gibi görünüyor. O gün sütleri sınıfa götürme görevi çünkü o çocuktaydı Öğretmeni şikayet eden çocuğun filmin kopma anlarından birinde söyledikleri: “Perşembe günleri sütü benim getirdiğimi biliyordu. Onu o hâlde göreceğimi biliyordu.” Bu olay hem çocuklar hem de okul çalışanları üzerinde yoğun bir psikolojik etki bırakır doğal olarak.
Bir süre sonra okula Cezayir'den göç etmiş, orta yaşlı Bachir Lazhar adlı bir adam geçici öğretmen olarak atanır. Lazhar, sakin, nazik ve geleneksel eğitim anlayışına sahip biridir. Film ilerledikçe Lazhar'ın da kendi ülkesinde yaşadığı savaş ve siyasi şiddet nedeniyle ailesini kaybettiği, Kanada'da ise sığınmacı olarak yaşam mücadelesi verdiği ortaya çıkar. Hem öğrenciler hem de öğretmen sebepleri farklı olsa da yas tutuyorlardı.

Kıssadan hisse ikisi de üzücü olsa da güzel film. Sanırım Detachment kadar karamsar olmadığı için Monsieur Lazhar’ı biraz daha fazla sevdim diyebilirim fakat ikisini de tavsiye ederim.
Cuma Okul Çıkışı vs Deniz Kenarında Gün Batımı
Tabii ki ikisi de huzurun ete kemiğe bürünmüş halidir adeta. Cuma günü son zil çalar ve: “Bu haftanın dertleri de bitti bekle beni güzel evim geliyorum” dedirtir. 2 gün de olsa alarma kurmak yok. Bir de eğer eve okunacak kağıtlar gitmiyorsa işte keyif o zaman senindir. Uzaktan dünyanın en rahat işlerinden biri görünüyor. Hala bu kafada olan binlerce insan var. Tatiliniz bol! Öğretmenlik o kadar yıpratıcı, tüketici ve yorucu bir iş ki o tatil kafamızı boşaltmaya ve yeniden deşarj olmamıza hiç yetmiyor ama bunu kime anlatacaksın ki? Eğer o öğretmen hiçbir şeye kafasını yormuyor ve doğru düzgün sorumluluklarını yerine getirmiyorsa evet onun için söyleyebilirsin belki ama işini hakkıyla yapanlara bu cümleler kurulmamalı. Deniz kenarında oturmak keyiflidir tabii. Dalgaların sesi dinlendirir ve günün yorgunluğunu alır. Huzur ve dinginliğin resmidir tabii etrafta huzurunuzu kaçıracak birileri yoksa :)
İlber Ortaylı vs Murat Bardakçı
İlber ORTAYLI:

1- 21 Mayıs 1947'de Avusturya'da doğdu, 13 Mart 2026 tarihinde 78 yaşında hayatını kaybetti.
2- Türkiye'nin en tanınmış tarihçilerinden biridir. Alanında usta ötesi usta bir hocadır. En çok şu konularda çalışmalarıyla tanınır:
Osmanlı İmparatorluğu
Tanzimat
Osmanlı-Rus ilişkileri
Türk idare tarihi
Avrupa tarihi
Karşılaştırmalı imparatorluk tarihi

3-Bildiği diller arasında Türkçe, İngilizce, Almanca, Rusça, Fransızca, İtalyanca, Farsça, Latince (okuma düzeyinde) ve Osmanlı Türkçesi vardı.
4-Gençlere sık sık yabancı dil öğrenmelerini, çok okumalarını ve seyahat etmelerini tavsiye ederdi.
5- Okulumuza söyleşiye geldiğinde şapkası kayboldu sanıp bi kızmıştı öğrencilerimize. Ben de haklısınız Hocam demiştim, böyle minik bir etkileşimimiz olmuştu kendisi ile ayaküstü. Not: Arabasında unutmuş :P Dünya tatlısı bi insandır, huzurla uyu canım Hocam!
+ TÜMÜNÜ GÖR

📝 Yazdığı Kritikler (Son 5)

Türkiye🇹🇷 vs Letonya🇱🇻
20.08.26
Özledik, kalbimiz sizinle ❤️​
Yıkılmadım, Ayaktayım vs Bittim, Gözün aydın
16.08.26
Aklıma mahsun'un annesine şarkı söylediği klip geldi bi gülesim geldi :P absürt bi klipti.
Benim Kontrolümde vs Benim kontrolümde değil
13.08.26
Başkalarının duygularını yönetmeye çalışmak ve onların duygu durumlarına göre hareket etmek kendinizi yok saymaktır. Bu sizin sorumluluğunuz da değil.
Çok Çekici 😎 vs Çok İtici 😏
10.08.26
Güçlü olanın gücünü koruyabilmesi için her yolu mübah görmesi durumu itici ötesi ve bunu bulunduğu konum ne olursa olsun herkes yapıyor. Boktan bi marketteki müdür de yapıyor, bir grubun en popüleri de, bir zümrenin başındaki kişi de, herhangi bir yönetici de. Doğru veya yanlış yok, sadece onun doğruları var. Hep onun dediği olsun, koltuğunda tek bir çivi bile gevşemesin diye çirkinliğin sınırlarını zorlamakta hiçbir beis görmez. Herkes yaşlanıyor ve herkes ölecek. Teselli olduğumuz şeyin bu durum oluşu da çok üzücü. Onlar çekip gidene veya ölene kadar bizim de ömrümüzden çok şey çalıyorlar.
Analı Babalı Büyüyen Çocuk vs Boşanmış Aile Çocuğu
08.08.26
Anne babaların ayrılırken düşman olmamaları ve çocukları için bazı fedalarlıkları göze alabilmeleri gerekir. Çekişmeli ve nefret dolu eylemler çocuklara çok zarar veriyor maalesef. Eşinden ayrılan adam veya kadın - çocuklar çok yüksek oranda anneye veriliyor - çocuklarını da boşuyor gibi davrandıkları zaman çok vahim bir durum oluyor çünkü bazı ebeveynler o çocukları ile hiç görüşmeden, hiç sorumluluk almadan hayatlarına kaldıkları yerden devam ediyorlar. İşte bu durumlarda durum gerçekten acı verici oluyor. Bir öğretmen olarak gözlemlediğim kadarıyla boşanmış anne baba veya ebeveynlerinden biri vefat etmek olan öğrencilerim sevgiye çok muhtaç oluyorlar. Bazıları içine kapanık, kırılgan ve son derece depresif de oluyorlar. Bu gözlemlerimi özellikle ilkokul ve ortaokul öğrencilerine dayanarak söylüyorum. Liseye gelen öğrenci biraz daha artık kabullenmiş, kendi hayatını kurma telaşesine düşüyor oluyor. Ergenlik sürecini de atlattığı için farklı bir noktada oluyor.


TÜİK’in 2024 Boşanma İstatistiklerine göre:
Boşanma sonucu 186.536 çocuk velayete verildi.
%74,4'ünün velayeti anneye
%25,6'sının velayeti babaya verildi. Ayrıca anneye verilen tek velayet birçok ülkede babaya verilen tek velayetten daha yaygın.
+ TÜMÜNÜ GÖR

Ziyaretçi Defteri

Henüz ziyaretçi defterine mesaj yazılmamış.